Kartal Avukat
Kira hukukunda Tahliye Taahhütnamesi, kiracının kiralanan taşınmazı belirli bir tarihte boşaltmayı, herhangi bir şart ileri sürmeksizin üstlendiği tek taraflı bir irade beyanıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 352/1 uyarınca düzenlenen bu belge, kiraya verene mahkeme ilamına gerek kalmaksızın doğrudan icra takibi başlatma yetkisi verir. Ancak belgenin hukuki bir sonuç doğurabilmesi için "zamanlama" ve "şekil" şartlarına harfiyen uyulması zorunludur. Hak kaybına uğramamak adına sürecin her aşamasında hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Bir taahhütnamenin mahkemede "geçersiz" sayılmaması için şu dört temel unsurun bulunması gerekir:
Yazılı Şekil Şartı: Taahhüt mutlaka yazılı olmalıdır; sözlü vaatlerin hukuki hükmü yoktur.
Zamanlama (Kira Sözleşmesinden Sonra): Yargıtay uygulamasına göre, taahhütname kira sözleşmesiyle aynı gün veya sözleşmeden önce alınmışsa geçersizdir. Belge, kiracı konuta yerleştikten (anahtar tesliminden) "makul bir süre" sonra imzalanmalıdır.
Tahliye Tarihinin Belirliliği: "Gelecek yıl çıkılacaktır" gibi muğlak ifadeler geçersizdir. Gün, ay ve yıl olarak net bir tarih (örn: 31.12.2026) yazılmalıdır.
Serbest İrade ve İmza: Kiracının (veya yetkili temsilcisinin) bizzat imzalamış olması önem arz etmektedir.
Taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren 30 gün içinde icra dairesine başvurulmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılması halinde taahhütnameye dayanarak işlem yapılamaz.
İcra dairesi kiracıya "Tahliye Emri" gönderir.
Kiracı 7 gün içinde itiraz etmezse tahliye kesinleşir.
İtiraz halinde, kiraya veren İcra Mahkemesi'nde "İtirazın Kaldırılması" veya Sulh Hukuk Mahkemesi'nde "Tahliye Davası" açmalıdır.
2026 yılı itibarıyla, tahliye taahhütnamesine dayalı icra takibine itiraz edilmesi veya dava açılması durumunda, mahkemeye gitmeden önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması yasal bir gerekliliktir.
Boş tarihli imzalanan taahhütname geçerli midir? Yargıtay'ın yerleşik görüşüne göre, boş kağıda imza atan kişi "açığa imzanın kötüye kullanılması" durumunu ispatlamadığı sürece, belgenin sonradan doldurulmuş olmasının sonuca etkisi yoktur. Ancak dürüstlük kuralı gereği tarihlerin baştan yazılması önerilir.
Aile konutu şerhi olan evde eşin imzası şart mı? Eğer taşınmaz "aile konutu" niteliğindeyse, sadece kiracı eşin imzası yeterli olmayabilir. Diğer eşin bu taahhüde açık rızasının olması, ileride doğabilecek iptal davalarını engellemek adına kritiktir.
Tahliye taahhüdünü noterden mi yapmak zorundayım? Hayır, adi yazılı şekilde (el yazısı veya bilgisayar çıktısı) yapılması yeterlidir. Ancak noter onaylı taahhütnameler, "imza bana ait değil" itirazını doğrudan kestiği için ispat açısından çok daha güçlüdür.
Tahliye taahhütnamesi, kiraya veren için bir tahliye enstrümanlarından biri olsa da, yanlış zamanlama (kira sözleşmesiyle aynı gün alınması gibi) nedeniyle kolayca geçersiz hale gelebilir. özellikle 30 günlük hak düşürücü sürenin takibi ve arabuluculuk sürecinin doğru yönetilmesi davanın neticesi için hayati önem taşır. Mülkiyet haklarınızın hızlı tesisi için sürecin başından itibaren hukuki destek mekanizmalarının işletilmesi tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Tahliye uyuşmazlıkları; belgenin düzenleme tarihine, imza incelemesine ve güncel Yargıtay kararlarına göre farklılıklar gösterir. Herhangi bir hak kaybına uğramamak adına sürecinizi doğrudan bir hukukçu vasıtasıyla hukuki destek alarak yürütmeniz tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.