Kartal Avukat
Ticari itibarın ve marka değerinin korunması, sadece bir mülkiyet hakkı değil, aynı zamanda haksız rekabetin önlenmesi ve tüketici sağlığının korunması adına hukuki bir zorunluluktur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK), tescilli bir markanın aynısının veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin izinsiz kullanılmasını "marka hakkına tecavüz" olarak tanımlar ve bu eylemlere karşı hem hapis cezası hem de ağır tazminat yaptırımları öngörür.
Marka hakkı sahibi tarafından yetkilendirilmemiş bir kişinin, başkasına ait marka işaretini ürün, ambalaj veya ticari evrak üzerinde kullanması suçtur.
Yaptırım: Bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası.
Şikayet Süreci: Marka suçları şikayete tabidir. Marka sahibi, ihlali ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunmalıdır.
Arama ve El Koyma: Şikayet üzerine, Sulh Ceza Hakimliğinden alınan kararla taklit ürünlerin bulunduğu depolara, mağazalara veya üretim tesislerine baskın yapılarak ürünlere el konulabilir. Bu süreç, delillerin karartılmaması adına hayati önem taşır.
Marka hakkı ihlal edilen kişi veya kurum, maddi zararlarını tazmin etmek ve ihlali durdurmak için Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde şu davaları açabilir:
Halihazırda devam eden taklit ürün satışının durdurulması ve gelecekte gerçekleşmesi muhtemel ihlallerin engellenmesi talep edilir.
Marka sahibi, tecavüz dolayısıyla uğradığı fiili zararı ve yoksun kalınan kazancı talep edebilir. Yoksun kalınan kazanç hesaplanırken; taklitçinin elde ettiği gelir, markanın lisans bedeli veya marka sahibinin uğradığı ciro kaybı kriterlerinden biri seçilebilir.
Tecavüz teşkil eden ürünlerin, üretim araçlarının ve ambalajların, mülkiyeti marka sahibine devredilerek veya masrafı karşı tarafa ait olmak üzere imha edilmesi istenebilir.
Marka davaları doğası gereği uzun sürebilir. Bu süreçte taklit ürünlerin piyasada dolaşmaya devam etmesi, markanın itibarını onarılamaz şekilde zedeleyebilir. Bu nedenle:
Dava açılırken veya dava öncesinde İhtiyati Tedbir talep edilerek, ürünlerin gümrüklerde durdurulması, satış kanallarının (web siteleri dahil) kapatılması ve ürünlere geçici olarak el konulması sağlanabilir.
Online platformlardaki ihlaller için 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcıya başvuru yapılarak içeriğin kaldırılması süreci işletilmelidir.
Marka uyuşmazlıklarında yetki, davanın türüne göre belirlenir:
Görevli Mahkeme: Fikri ve Sınai Haklar Hukuk/Ceza Mahkemeleri'dir. Bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk/Ceza mahkemeleri bu sıfatla bakar.
Bölgesel Yetki: İstanbul Anadolu Yakası'ndaki (Kartal, Maltepe, Pendik, Ataşehir vb.) ihlallerde, Kartal yerleşkesinde bulunan İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri yetkilidir.
Uzmanlık: Marka davaları; bilirkişi incelemeleri (marka benzerliği raporları), pazar araştırmaları ve karmaşık finansal hesaplamalar içerir.
Soru: Taklit ürünü bilmeden satan kişi ceza alır mı? Cevap: TCK uyarınca suçun oluşması için "kast" gereklidir. Ancak ticari faaliyet yürüten kişilerin sattıkları ürünün kaynağını bilme ve denetleme yükümlülüğü vardır. ürünün faturasının olmaması veya piyasa değerinin çok altında alınması, kişinin bildiğine dair karine teşkil edebilir.
Soru: İnternet sitemdeki görsellerin başkası tarafından kullanılması marka ihlali midir? Cevap: Eğer kullanılan görselde tescilli markanız yer alıyorsa bu marka ihlalidir. Görselin kendisi ise Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında telif hakkı ihlaline girer.
Soru: "Replika" veya "A++ Kalite" ibaresiyle satış yapmak suçtan kurtarır mı? Cevap: Hayır. ürünün sahte olduğunun beyan edilmesi marka hakkına tecavüz suçunu ortadan kaldırmaz; aksine, failin taklit marka kullandığını bildiğini (ikrar ettiğini) kanıtlar.
Taklit markalarla mücadele, sadece bir dilekçe ile değil; kolluk baskınları, gümrük koruma önlemleri ve tazminat davalarının koordineli bir şekilde yürütülmesiyle başarıya ulaşır. SMK m. 19 uyarınca, marka hakkı sahibinin markasını tescilli sınıflarda fiilen kullandığını kanıtlaması (kullanım ispatı) savunma tarafının bir hamlesi olabileceğinden, davacı tarafın bu hazırlığı önceden yapması gerekir. özellikle İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) gibi sınai mülkiyet uyuşmazlıklarının yoğun olduğu bir merkezde; arama-el koyma kararlarının hızı ve tazminat miktarının tespiti için bir hukukçu rehberliğinde hareket edilmesi önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, taklit marka kullanımı ve yasal süreçler hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Tescil durumu, kullanım kanıtları ve ihlalin niteliğine göre hukuki sonuçlar değişkenlik gösterebilir. Hak kaybına uğramamanız için bir bir hukukçudan destek almanız önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Kartal Fikri ve Sınai Haklar Avukatı
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.