Kartal Avukat
İnşaat sektörü, özellikle kentsel dönüşüm ve büyük ölçekli konut projelerinin yoğun olduğu İstanbul Anadolu Yakası ve Kartal bölgesinde, mülkiyet uyuşmazlıklarının en sık yaşandığı alanlardan biridir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca taşınmaz mülkiyetinin kazanılması "tescil" ile gerçekleşse de; inşaat sözleşmelerindeki aksaklıklar, yüklenicinin temerrüdü veya hileli işlemler nedeniyle tapu kayıtları gerçeği yansıtmayabilir. Bu durumda açılan Tapu İptali ve Tescil Davası, yolsuz tescilin düzeltilmesini ve mülkiyet hakkının gerçek sahibine iadesini sağlayan bir hukuki mekanizmadır.
İnşaat projelerinde tapu iptali davaları genellikle "Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" çerçevesinde şekillenir. Bu süreçte mülkiyet uyuşmazlığına yol açan temel senaryolar şunlardır:
Yüklenicinin Edimini İfa Etmemesi: Müteahhidin inşaatı tamamlamaması veya sözleşmeye aykırı hareket etmesi durumunda, arsa sahibinin sözleşmeyi feshederek müteahhide devredilen tapuların iptalini isteme hakkı (geriye etkili fesih).
Yükleniciden Şahsi Hak Devralan üçüncü Kişiler: Müteahhitten (topraktan veya inşaat aşamasında) daire satın alan kişilerin, müteahhidin arsa sahibine karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle tapu alamaması veya mevcut tapularının iptali riski.
Muvazaalı (Danışıklı) Devirler: Taşınmazın, alacaklılardan mal kaçırmak veya hak sahiplerini yanıltmak amacıyla görünüşte başka kişilere devredilmesi.
Vekalet görevinin kötüye kullanılması: Arsa sahibinin inşaat işlemleri için verdiği vekaletnamenin, müteahhit veya üçüncü kişilerce yetki sınırları dışına çıkılarak taşınmaz devri için kullanılması.
Tapu siciline güven ilkesi, Türk eşya hukukunun temel direğidir. Ancak inşaat hukukunda bu ilkenin kritik bir istisnası mevcuttur:
önemli Not: Eğer bir kişi, tapu kaydının yolsuz olduğunu (müteahhidin inşaatı bitirmediğini veya sözleşmenin feshedileceğini) biliyorsa veya bilebilecek durumdaysa, TMK m. 1023 uyarınca "iyiniyetli üçüncü kişi" korumasından yararlanamaz. Yargıtay, inşaat halindeki bir yerden daire alan kişinin, müteahhidin arsa sahibine karşı olan borçlarını (inşaatı bitirme yükümlülüğünü) denetlemesi gerektiğini kabul etmektedir.
Tapu iptali ve tescil davaları, teknik inceleme ve taşınmaz hukukuna dair derin bir analiz gerektiren Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülür.
İhtiyati Tedbir Talebi: Davanın başında, taşınmazın başkalarına devrini önlemek amacıyla tapu kaydına "İhtiyati Tedbir" şerhi konulması istenir. Aksi halde, dava sürerken taşınmazın el değiştirmesi süreci karmaşık hale getirebilir.
Bilirkişi İncelemesi ve Keşif: Mahkeme, inşaatın tamamlanma oranını, sözleşmeye uygunluğunu ve projedeki hak sahipliği dengesini yerinde inceler.
Hukuki Sebep Denetimi: Tapudaki tescilin dayanması gereken "geçerli bir hukuki sebep" (sözleşme, satış vb.) olup olmadığı denetlenir.
Gayrimenkul uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Kartal, Pendik, Maltepe ve Ataşehir gibi bölgelerdeki inşaat projelerinden doğan davalar için yetkili merci İstanbul Anadolu Adliyesidir.
İmar Planı ve Ruhsat Denetimi: Bölgedeki kentsel dönüşüm projelerinde, imar planı iptalleri veya yapı ruhsatı sorunları nedeniyle tapu kayıtlarının dayanağı ortadan kalkabilir. Bu gibi durumlarda idari yargı kararlarının adli mahkemelerdeki tapu davasına "bekletici mesele" yapılması gerekebilir.
Soru: Müteahhit inşaatı yarım bıraktı, tapumu alabilir miyim? Cevap: Eğer müteahhitten temlik (satış vaadi) yoluyla hak aldıysanız, müteahhit inşaatı belli bir seviyenin (genellikle %90 ve üzeri) üzerine çıkarmadıkça arsa sahibinden tescil talep etmeniz güçleşebilir.
Soru: Tapu iptali davası ne kadar sürer? Cevap: Taşınmaz davaları; bilirkişi raporları, tebligat süreçleri ve dosyanın kapsamına göre ortalama 1.5 ila 3 yıl arasında sonuçlanabilmektedir.
Soru: Tapudaki isim hatası için bu dava mı açılır? Cevap: Hayır. Tapu kaydındaki basit yazım hataları için "Tapu Kaydının Düzeltilmesi" davası (TMK m. 1027) açılmalıdır. Tapu iptali ve tescil davası, mülkiyetin el değiştirmesi gereken durumlarda açılır.
İnşaat hukukunda tapu iptali ve tescil davaları, mülkiyet hakkının en keskin savunma hattıdır. 2026 yılı gayrimenkul piyasasında, inşaat maliyetlerindeki artış ve sözleşme fesihlerinin çoğalması, "yolsuz tescil" uyuşmazlıklarını daha karmaşık hale getirmiştir. Hak kaybına uğramamak, iyiniyet karinesini yitirmemek ve özellikle yüklenicinin temerrüdü gibi teknik konularda ispat araçlarını doğru kullanmak adına bir hukukçu rehberliğinde süreç yönetimi yapılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Her uyuşmazlık; sözleşme maddelerine, inşaatın seviyesine ve tapu kayıtlarına göre her vakada yargı makamlarınca özel olarak takdir edilir. Hak kaybı yaşanmaması için bir avukat ile çalışılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.