Kartal Avukat
İş kazası, çalışma hayatında bireyin fiziksel veya ruhsal bütünlüğünü sarsan en ağır risklerden biridir. Hukuk sistemimizde iş kazaları; hem 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (sosyal güvenlik boyutu) hem de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (tazminat boyutu) çerçevesinde çift yönlü bir koruma mekanizmasına tabidir. 2026 yılı yargı pratiğinde, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) standartlarının dijital denetimi ve kusur sorumluluğu ilkeleri, mağdur çalışanların hak arama süreçlerini daha teknik ve veri odaklı bir hale getirmiştir.
Bir kazanın "iş kazası" olarak nitelendirilmesi için illiyet bağının varlığı esastır. Kanuna göre şu beş durumda meydana gelen olaylar iş kazasıdır:
Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle,
Sigortalının, işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi sırasında (asıl işini yapmaksızın geçen süreler dahil),
Emziren kadın sigortalının, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında.
İş kazası tespiti yapıldıktan sonra SGK, sigortalının kusur oranına bakmaksızın belirli yardımları başlatır.
Geçici İş Göremezlik ödeneği: Tedavi süresince çalışılamayan her gün için ödenen "istirahat parası"dır.
Sürekli İş Göremezlik Geliri: İş kazası sonucu meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalan sigortalıya bağlanan aylık gelirdir.
Sağlık Yardımları: Kazadan doğan tüm tedavi masraflarının SGK tarafından karşılanması.
Cenaze ödeneği ve ölüm Geliri: Kazanın vefatla sonuçlanması halinde hak sahiplerine (eş, çocuk, anne/baba) bağlanan gelirdir.
SGK'nın sağladığı yardımlar genellikle mağdurun tüm zararını karşılamaya yetmez. Bu noktada işverene karşı İş Mahkemeleri nezdinde tazminat davası açılması gündeme gelir.
önemli Hukuki Not: İş kazasından doğan tazminat davalarında "Dava Şartı Arabuluculuk" zorunluluğu yoktur. Mağdur veya hak sahipleri doğrudan dava açma hakkına sahiptir.
Maddi Tazminat: İş göremezlik nedeniyle doğan kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar.
Manevi Tazminat: Kazanın yarattığı bedensel acı, elem ve psikolojik çöküntünün bir nebze olsun dindirilmesi amacıyla mahkemece takdir edilen bedel.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: ölümle sonuçlanan kazalarda, ölenin desteğinden mahrum kalan yakınlarının talep ettiği tazminat türüdür.
Yargılama sürecinin önem arz eden aşaması, işçinin uğradığı kalıcı zararın (maluliyet oranı) tespiti ve kazadaki kusur dağılımıdır.
Kusur Tespiti: İş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti, işverenin İSG önlemlerini alıp almadığını (eğitim, ekipman vb.) denetler.
Maluliyet Raporu: SGK Yüksek Sağlık Kurulu veya Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor ile işçinin çalışma gücü kaybı netleştirilir.
Zamanaşımı: İş kazası tazminat davalarında zamanaşımı süresi, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır.
Kartal yerleşkesinde bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi, Anadolu Yakası'ndaki sanayi ve ticaret hacminin yoğunluğu nedeniyle iş kazası davalarının en yoğun görüldüğü merkezlerden biridir.
İş Kazası Bildirimi: Kazanın, işveren tarafından kazadan sonraki 3 iş günü içinde SGK’ya bildirilmesi yasal zorunluluktur. Bildirim yapılmamışsa, işçi doğrudan "İş Kazasının Tespiti" davası açarak süreci başlatabilir.
Adli Yardım: Maddi durumu yetersiz olan iş kazası mağdurları, mahkeme masraflarından muaf tutulmak üzere "Adli Yardım" talebinde bulunabilirler.
Soru: "Kendi kusurumla kaza yaptım, yine de tazminat alabilir miyim?" Cevap: İşçinin ağır kusuru olması tazminat miktarını indirebilir; ancak işveren İSG önlemlerini tam almadıysa sorumluluktan tamamen kurtulamaz. Ayrıca SGK ödemeleri kusurdan bağımsız olarak yapılır.
Soru: "İş kazası davası ne kadar sürer?" Cevap: Maluliyet raporlarının alınması ve kusur bilirkişi incelemeleri nedeniyle bu davalar ortalama 2 ila 4 yıl arasında sonuçlanabilmektedir.
İş kazası sonrası hak arama süreci; tıbbi raporlar, kusur analizleri ve aktüeryal (tazminat) hesaplamaları içeren multidisipliner bir alandır. 2026 yılı hukuk dünyasında, iş kazası davaları sadece bir "borç-alacak" ilişkisi değil, insan onuruna yaraşır çalışma hakkının korunması mücadelesidir. Hak kaybına uğramamak, 10 yıllık zamanaşımı süresini doğru yönetmek ve özellikle kusur raporlarına teknik itirazlar sunabilmek adına bir hukukçu rehberliğinde süreç yönetimi yapılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, 5510 sayılı Kanun ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. İş kazası uyuşmazlıkları; olayın oluş şekline, kusur oranlarına ve maluliyet derecesine göre her vakada yargı makamlarınca özel olarak takdir edilir. Hak kaybı yaşanmaması için bir avukat ile çalışılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.