Kartal Avukat
Ticari icra takibi başlatırken yapılan önem arz eden hata, yanlış yerdeki icra dairesine başvurmaktır. "Yetki itirazı", takibin durmasına ve ciddi zaman kaybına yol açar. Bu süreçte borcun dayanağı (fatura, çek, senet veya sözleşme) hem yetkili icra dairesini hem de borçlunun itiraz süresini belirleyen ana unsurdur.
İcra hukukunda "yetki", takibin hangi yerdeki icra dairesinde açılacağını belirler:
Genel Yetki: Borçlu şirketin merkezinin bulunduğu yer icra dairesi her zaman yetkilidir.
Sözleşmeden Doğan Yetki: Taraflar arasında yapılan ticari sözleşmede bir "Yetki Şartı" varsa veya sözleşmenin ifa edileceği (ödemenin yapılacağı) yer belli ise, bu yerdeki icra dairesinde de takip açılabilir.
Para Borçlarında özel Durum: Para borçları "götürülecek borç" niteliğinde olduğundan, alacaklı şirketin bulunduğu yer icra dairesi de kural olarak yetkilidir.
Takip süreci, alacaklının Takip Talebi ile başlar ve şu aşamalarla devam eder:
ödeme Emri Gönderimi: İcra dairesi, borçluya borcu ödemesi veya itiraz etmesi için ödeme emri gönderir. (İlamsız takiplerde 7 gün, kambiyo takiplerinde 5 gün itiraz süresi vardır).
Takibin Kesinleşmesi: Süresi içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve alacaklı "haciz isteme" hakkı kazanır.
Haciz ve Muhafaza: Borçlu şirketin banka hesaplarına (E-haciz), araçlarına, taşınmazlarına veya iş yerindeki demirbaşlarına el konulur.
Satış ve Tahsilat: Haczedilen mallar elektronik ihale (e-ihale) yoluyla satılır ve bedeli alacaklıya ödenir.
Borçlu şirket borca veya yetkiye itiraz ederse takip durur. Alacaklı bu engeli şu yollarla aşabilir:
İtirazın Kaldırılması (İcra Mahkemesi): Alacaklının elinde İİK m. 68 anlamında kesin bir belge (noter senedi vb.) varsa bu hızlı yol seçilir.
İtirazın İptali (Ticaret Mahkemesi): Alacak fatura veya cari hesaba dayanıyorsa, genel mahkemede (Ticaret Mahkemesi) dava açılır. Bu davada alacaklı, borçlunun haksız itiraz ettiğini kanıtlayarak %20'den az olmamak üzere İcra İnkar Tazminatı talep edebilir.
2026 yılı itibarıyla, ticari bir alacağın tahsili için "İtirazın İptali Davası" açılacaksa, dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu bir dava şartıdır. Doğrudan mahkemeye gidilmesi durumunda dava usulden reddedilir.
"ödeme emri" ulaştığında şirket ne yapmalı? Eğer borç ödendiyse veya borca itiraz edilecekse, tebliğ tarihinden itibaren yasal süreler içinde (genellikle 7 gün) ilgili icra dairesine itiraz dilekçesi verilmelidir. Süre geçirilirse borç kesinleşir ve haciz riski doğar.
Ticari icra takibi ne kadar sürede sonuçlanır? İtiraz edilmeyen ve borçlunun banka hesabında nakit bulunan takipler birkaç hafta içinde sonuçlanabilir. Ancak itiraz sonrası açılan davalar 1 ila 2 yıl sürebilir.
Yanlış icra dairesinde takip açılırsa ne olur? Borçlu "yetki itirazı"nda bulunursa dosya yetkili icra dairesine gönderilir. Bu durum ek masraf ve yaklaşık 1-2 aylık bir gecikme anlamına gelir.
YASAL UYARI (DISCLAIMER): Bu içerik, ticari icra takibi ve yetkili mahkeme süreçleri hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut bir olaya yönelik hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. İcra ve iflas hukuku; sıkı hak düşürücü süreler, harç hesaplamaları ve usul kuralları içerdiğinden, olası hak kayıplarının önlenmesi için bir hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.