Kartal Avukat
Trafik kazalarından doğan zararların tazmini, sadece genel hukuk kurallarına değil, aynı zamanda sigorta hukukunun teknik detaylarına tabidir. Mağdurların, poliçe limitleri dahilinde haklarını alabilmeleri için belirli yasal prosedürleri eksiksiz tamamlamaları gerekmektedir.
Karayolları Trafik Kanunu m. 97 uyarınca, sigorta şirketine karşı dava açılmadan önce yazılı başvuru yapılması zorunludur.
Süreç: Sigorta şirketi, başvurudan itibaren 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya verilen cevap talebi tam olarak karşılamazsa dava açma hakkı doğar.
Zorunlu Arabuluculuk: Sigorta uyuşmazlıkları ticari dava niteliğinde olduğundan, mahkemeye gitmeden önce arabuluculuk aşamasının tamamlanması bir dava şartıdır.
Trafik kazası sonrası tazminat talepleri zarar türüne göre kategorize edilir:
Maddi Tazminat:
Araç Değer Kaybı: Aracın kaza öncesi ikinci el piyasa değeri ile kaza sonrası onarılmış hali arasındaki fiyat farkı.
Geçici İş Göremezlik: Yaralanma nedeniyle çalışılamayan süredeki kazanç kaybı.
Sürekli Sakatlık (Maluliyet): Kalıcı sakatlık durumunda kişinin çalışma gücü kaybına göre hesaplanan tazminat.
Destekten Yoksun Kalma: ölümlü kazalarda ölenin desteğinden mahrum kalan yakınlarının talep ettiği tazminat.
Manevi Tazminat: Kazanın yarattığı elem, keder ve psikolojik çöküntü nedeniyle talep edilir. önemli: Manevi tazminat talepleri doğrudan ZMSS (Trafik Sigortası) poliçesinden değil, işletenden veya varsa İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortasından talep edilir.
Mağdurlar uyuşmazlığın çözümü için iki yoldan birini tercih edebilir:
Sigorta Tahkim Komisyonu: Mahkemelere göre çok daha hızlı (ortalama 4-8 ay) sonuçlanan, hakemler aracılığıyla yürütülen bir yoldur. Kararları mahkeme ilamı niteliğindedir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri: İstanbul Anadolu yakasındaki kazalar veya sigorta merkezleri için İstanbul Anadolu Adliyesi yetkilidir. Daha karmaşık ve manevi tazminatın da dahil olduğu dosyalar için tercih edilebilir.
Tazminat miktarını belirleyen en temel unsur kusur oranıdır.
Mahkeme veya Tahkim, kusur oranlarının tespiti için dosyayı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne veya bilirkişi heyetine gönderir.
Mağdurun %100 kusurlu olduğu durumlarda (bazı istisnalar hariç) sigortadan tazminat alınması mümkün değildir.
Sigorta hukuku, aktüeryal hesaplamalar ve teknik raporlar üzerine kuruludur.
Aktüer Bilirkişi: Tazminatın TRH-2010 yaşam tablosu ve güncel faiz oranlarına göre hesaplanması gerekir.
Temerrüt Faizi: Sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren geçen süre için "avans faizi" veya "yasal faiz" işletilmesi, alacağın güncel değerini korur.
Takip: Sürecin bir hukukçu ile takibi; maluliyet raporlarının usulüne uygun alınması (Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliği), zamanaşımı sürelerinin (genellikle 2 yıl) kaçırılmaması ve hak kaybının önlenmesi açısından kritiktir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, trafik kazası tazminat süreçleri ve sigorta hukuku uygulamaları hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Sigorta hukukundaki başvuru süreleri ve hak düşürücü süreler son derece katıdır. Somut olaydaki haklarınızın korunması için bir bir hukukçudan destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.