Kartal Avukat
Günümüzün küreselleşen ekonomi düzeninde, ticari faaliyetlerin ülke sınırlarını aşmasıyla birlikte hukuk disiplini de yerel sınırlardan sıyrılıp çok uluslu bir nitelik kazanmıştır. Farklı ülkelerde yerleşik taraflar arasında akdedilen uluslararası ticari anlaşmalar, sadece ticari bir mutabakat değil; farklı hukuk sistemlerinin, vergi rejimlerinin ve çözüm mekanizmalarının uyumlaştırılmasını gerektiren karmaşık birer yasal enstrümandır. Bir sözleşmede "yabancılık unsuru"nun bulunması, uyuşmazlık anında hangi ülke hukukunun uygulanacağı ve hangi mahkemenin yetkili olacağı gibi temel soruları beraberinde getirir. Bu süreçte Milletlerarası özel Hukuk prensiplerinin ve uluslararası konvansiyonların doğru analizi, ticari yatırımların hukuki güvenliğini sağlamak adına hayati önem taşımaktadır.
Uluslararası bir sözleşme kurgulanırken, tarafların iradesinin hangi yasal zeminde hayat bulacağı önem arz eden sorudur.
Viyana Satım Antlaşması (CISG): Türkiye’nin de taraf olduğu bu antlaşma, uluslararası taşınır mal satımlarında taraflar aksini kararlaştırmadıkça doğrudan uygulanır. CISG, alıcının ve satıcının haklarını uluslararası standartlarda koruyan emredici ve tamamlayıcı hükümler içerir.
Hukuk Seçimi (MöHUK m. 24): Uluslararası sözleşmelerde taraflar, sözleşmeden doğan borç ilişkilerine uygulanacak hukuku serbestçe seçebilirler. Ancak hukuk seçiminin yapılmadığı durumlarda, sözleşme ile "en sıkı ilişkili" olan hukuk uygulanır.
Incoterms 2020: Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) tarafından düzenlenen bu kurallar, malların teslimi, masrafların paylaşımı ve hasarın geçişi noktalarında evrensel bir dil oluşturur.
Bir uluslararası sözleşmenin metni, tarafların sadece bugünkü niyetlerini değil, gelecekteki olası uyuşmazlık senaryolarını da yönetmelidir.
Mücbir Sebep (Force Majeure) ve Beklenmeyen Hal (Hardship): Savaş, pandemi, ambargo gibi öngörülemeyen olayların sözleşmenin ifasına etkisi netleştirilmelidir. özellikle rebus sic stantibus (şartların değişmesi) ilkesi uyarınca sözleşmenin yeni şartlara uyarlanması hükümleri hayati önemdedir.
Fikri Mülkiyetin Korunması: Teknoloji transferi veya marka lisanslama içeren anlaşmalarda, mülkiyetin hangi hukuk altında ve hangi süreyle korunacağı detaylandırılmalıdır.
Yolsuzlukla Mücadele ve Uyumluluk (Compliance): Uluslararası ambargo listeleri ve kara paranın aklanmasının önlenmesi mevzuatlarına uyum, sözleşmenin geçerliliği açısından bir zorunluluktur.
Uluslararası uyuşmazlıklarda yerel mahkemelerin tarafsızlığı veya icra kabiliyeti konusundaki endişeler, tarafları alternatif çözüm yollarına yönlendirmektedir.
Uyuşmazlıkların devlet yargısı yerine, tarafların seçtiği hakemler marifetiyle çözülmesidir.
Tahkim Şartı: Sözleşmeye eklenecek geçerli bir tahkim şartı, yerel mahkemelerin yetkisini bertaraf eder.
New York Sözleşmesi: 1958 tarihli bu sözleşme uyarınca, tahkim kararları dünya üzerindeki 160'tan fazla ülkede (Türkiye dahil) kolayca tenfiz edilebilir (icra edilebilir).
Eğer tahkim seçilmemişse, uyuşmazlığın hangi ülke mahkemesinde görüleceği "yetki sözleşmesi" ile belirlenmelidir. Aksi takdirde, MöHUK uyarınca milletlerarası yetki kuralları devreye girer ki bu durum "paralel davalar" riskini doğurabilir.
çifte Vergilendirme: Farklı ülkelerin vergi otoritelerinin aynı kazanç üzerinden vergi talep etmesi riski, "çifte Vergilendirmeyi önleme Anlaşmaları" çerçevesinde analiz edilmelidir.
İcra ve Tenfiz Sorunları: Yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de hüküm doğurabilmesi için mahkemelerimizde Tenfiz Davası açılması önem arz etmektedir. Bu davanın reddedilmemesi için kararın Türk kamu düzenine aykırı olmaması gerekir.
Kur Riskleri ve ödeme Metodları: Akreditifli ödemeler, banka teminat mektupları ve kur sabitleme (hedging) mekanizmalarının hukuki altyapısı sağlam kurulmalıdır.
Uluslararası sözleşmelerde neden İngilizce tercih edilir? İngilizce, uluslararası ticari teamüllerde (lex mercatoria) ortak dil kabul edilir. Ancak uyuşmazlık anında sözleşmenin farklı dillerdeki versiyonları arasında çelişki olursa, hangi dilin üstün geleceği sözleşmede mutlaka belirtilmelidir.
Tahkim kararı Türkiye’de doğrudan icra edilebilir mi? Hayır. Yabancı bir hakem kararının Türkiye’de icra edilebilmesi için mahkemelerimizden "tenfiz kararı" alınması gerekir. Ancak Türkiye, New York Sözleşmesi'ne taraf olduğu için bu süreç devlet mahkemesi kararlarının tenfizine göre çok daha kolaydır.
CISG'i sözleşme dışı bırakmak mümkün müdür? Evet. Taraflar sözleşmeye açıkça "Bu sözleşmeye CISG hükümleri uygulanmaz" maddesi ekleyerek, antlaşmanın uygulama alanını kapatabilirler.
Uluslararası ticari anlaşmalar, sadece bir metin yazımı değil; çok boyutlu bir hukuki mimari çalışmasıdır.
önleyici Hukuk: Sözleşme henüz imza aşamasındayken, muhatap ülkenin yerel mevzuatı ve Türkiye ile olan ikili antlaşmaları taranmalıdır.
Uyum (Compliance): Sözleşmenin sadece taraflar arasında değil, uluslararası yaptırım rejimleri (OFAC, AB listeleri vb.) ile de uyumlu olduğundan emin olunmalıdır.
Hukuki Destek: Hukuk sistemleri arasındaki temel farkların tespiti, tahkim şartlarının geçerli kurgulanması ve karmaşık tenfiz süreçlerinin yönetimi aşamalarında bir hukukçudan hukuki destek alınması hak kayıplarının önlenmesi açısından önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: İşbu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her uluslararası ticari dosya; tarafların yerleşik olduğu ülkeler, sözleşmenin konusu, yatırımın niteliği ve güncel diplomatik ilişkiler doğrultusunda farklı yasal prosedürlere tabi olabilir. Hak kaybına uğramamak ve sürecin yasal kurallara uygun yürütülmesini sağlamak adına bir hukukçudan hukuki destek alınması önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.