Kartal Avukat
Velayet, ergin olmayan çocukların bakımı, eğitimi, korunması ve temsil edilmesi konusunda anne ve babaya tanınan hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. Türk hukukunda velayet davalarının temel taşı, doktrin ve yargı kararlarında mutlak kabul gören "çocuğun üstün Yararı" (The Best Interests of the Child) ilkesidir.
Mahkeme, velayeti hangi ebeveyne vereceğine karar verirken tarafların isteklerinden ziyade somut gerçekliklere odaklanır:
Anne Şefkatine Muhtaçlık Yaşı: özellikle 0-7 yaş aralığındaki çocukların, anne sağlığı veya yaşam tarzı çocuğa zarar vermediği sürece, biyolojik ve psikolojik nedenlerle anneye verilmesi esastır.
Kardeşlerin Ayrılmaması İlkesi: Haklı bir sebep olmadıkça, kardeşlerin birbirlerinden koparılmaması ve velayetlerinin aynı ebeveyne verilmesi tercih edilir.
Yaşam Tarzı ve İstikrar: çocuğun alışık olduğu okul, arkadaş çevresi ve düzenin bozulmaması mahkemece dikkate alınır.
İdrak çağı ve çocuğun Görüşü: Birleşmiş Milletler çocuk Hakları Sözleşmesi uyarınca, genellikle 8 yaş ve üzeri (idrak çağındaki) çocukların görüşü mahkemece veya pedagoglarca mutlaka alınmalıdır.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla artık Türkiye’de de "Ortak Velayet" uygulanabilmektedir.
Şartı: Ebeveynlerin bu konuda mutabık olması ve ortak velayetin çocuğun yararına aykırı bir durum teşkil etmemesidir.
Uygulama: çocuk bir ebeveynle yaşamaya devam ederken, eğitim, sağlık ve taşınma gibi kritik kararlar her iki ebeveyn tarafından birlikte alınır.
Aile Mahkemesi, karar vermeden önce bünyesindeki pedagog, psikolog ve sosyal hizmet uzmanından bir rapor hazırlamasını ister.
İnceleme: Uzmanlar hem anneyle hem babayla görüşür, gerekirse evin fiziksel koşullarını yerinde inceler ve çocukla özel mülakat yapar.
Etki: Bu rapor mahkeme kararı için "bağlayıcı" olmasa da yüksek derecede "yol gösterici" niteliktedir.
Velayet kararı hiçbir zaman "kesin hüküm" teşkil etmez. Şartların değişmesi durumunda her zaman yeni bir dava açılabilir:
Değiştirme: Velayeti alan ebeveynin yeniden evlenmesi (çocuğa yansıyan bir olumsuzluk varsa), yurt dışına taşınması veya çocuğun bakımını ihmal etmesi durumunda açılır.
Kaldırılması (Nez'i): çocuğun bedensel ve ruhsal gelişiminin ağır tehlikede olduğu durumlarda velayet hakkı tamamen kaldırılabilir.
İstanbul Kartal ve çevre ilçelerdeki velayet uyuşmazlıkları İstanbul Anadolu Adliyesi Aile Mahkemeleri nezdinde görülür.
Kişisel İlişki Tesisi: Velayet kendisine verilmeyen tarafın çocukla görüşme gün ve saatleri (hafta sonu, bayramlar, tatiller) çok detaylı şekilde karara bağlanır.
İştirak Nafakası: Velayet hakkı olmayan tarafın, çocuğun masraflarına katılması amacıyla bağlanan nafaka türüdür.
Takip: Sürecin bir hukukçu ile takibi; raporlarına teknik itirazların sunulması, delillerin çocuğun psikolojisini zedelemeden mahkemeye aktarılması ve usul ekonomisi çerçevesinde sürecin yönetilmesi açısından kritiktir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, velayet davaları ve aile hukuku uygulamaları hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Velayet süreci doğrudan çocuğun geleceğini etkileyen hassas bir konudur. Somut olaydaki haklarınızın korunması için bir bir hukukçudan destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.