Kartal Avukat
Haksız fesih, işverenin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nda öngörülen "geçerli" veya "haklı" bir sebebe dayandırmadan ya da yasal usul kurallarına (savunma alınması, fesih bildirimi vb.) uymadan sona erdirmesidir. Türk İş Hukuku, işçiyi feshin keyfiliğine karşı koruyan "iş güvencesi" mekanizması üzerine kuruludur.
İşçinin işe iade davası açabilmesi için belirli şartların (iş güvencesi) varlığı gerekir:
İşçi Sayısı: İş yerinde en az 30 işçi çalışıyor olmalıdır.
Kıdem: İşçinin o iş yerinde en az 6 aylık kıdemi bulunmalıdır.
Süre: Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabuluculuğa başvurulmalıdır.
İş sözleşmesi haksız veya geçersiz şekilde feshedilen işçi, durumuna göre şu kalemleri talep edebilir:
Kıdem Tazminatı: En az 1 yıllık çalışma süresi olan işçiye, her tam yıl için yaklaşık 30 günlük brüt ücreti tutarında ödenir.
İhbar Tazminatı: İşçinin kıdemine göre belirlenen bildirim sürelerine (2-8 hafta) uyulmadan yapılan fesihlerde ödenen tazminattır.
İşe Başlatmama Tazminatı: İşe iade davasını kazanan işçiyi, mahkeme kararına rağmen işe geri almayan işverenin ödediği 4 ila 8 aylık ücret tutarındaki tazminattır.
Boşta Geçen Süre ücreti: Kararın kesinleşmesine kadar geçen süreç için işçiye ödenen en çok 4 aylık ücret ve diğer haklardır.
Kötüniyet Tazminatı: İş güvencesinden yararlanamayan (30'dan az işçi olan yerler) işçilerin, iş hakkının kötüye kullanılarak feshedilmesi durumunda (örn: Hamilelik, dava açma vb.) ihbar tazminatının 3 katı tutarında talep edebileceği tazminattır.
7036 sayılı Kanun uyarınca işçi-işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartıdır.
Arabuluculuk: Taraflar arabulucuda anlaşırsa süreç burada kesin olarak biter.
Dava Süreci: Anlaşma sağlanamazsa, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde İş Mahkemesi'nde dava açılmalıdır.
Yetki: İstanbul Anadolu yakasındaki iş yerleri ve ikametgahlar için İstanbul Anadolu Adliyesi İş Mahkemeleri yetkilidir.
İspat: Kanun uyarınca, feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi sadece feshin haksız olduğunu iddia eder.
Savunma: İşçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle yapılan fesihlerde, fesih öncesi işçinin yazılı savunmasının alınması zorunludur. Savunma alınmadan yapılan fesihler, sadece bu usul eksikliği nedeniyle bile mahkemece geçersiz sayılabilir.
İş davaları, teknik hesaplamalar ve kısa hak düşürücü süreler içeren bir alandır.
Feshin Son çare Olması (Ultima Ratio): İşverenin işçiyi çıkarmadan önce başka bir pozisyonda değerlendirme imkanının olup olmadığı mahkemece titizlikle incelenir.
Tanık Beyanları: İş davalarında özellikle mesai saatleri ve fesih nedenleri hususunda işçi tanıkları büyük önem taşır.
Takip: Sürecin bir hukukçu ile takibi; 1 aylık arabuluculuk süresinin kaçırılmaması, brüt alacakların nete doğru çevrilmesi ve usul ekonomisi çerçevesinde işçilik haklarının tam tahsili açısından esastır.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, haksız fesih süreçleri ve iş hukuku uygulamaları hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. İş hukukundaki 1 aylık başvuru süresi hak düşürücüdür. Somut olaydaki haklarınızın korunması için bir bir hukukçudan destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.