Kartal Avukat
Anonim şirketlerde genel kurul "karar verici", yönetim kurulu ise "yürütücü" organdır. Ancak Türk Ticaret Kanunu, bu iki organ arasında bir alt-üst ilişkisi kurmamış; her iki organa da diğerinin müdahale edemeyeceği "münhasır yetki alanları" tanımıştır. Yetki karmaşası, genellikle bu alanların birbirine tecavüz etmesiyle başlar.
Şirket yönetiminde en sık rastlanan hata, genel kurulun (hissedarların) yönetim kuruluna talimat verebileceği yanılgısıdır.
Genel Kurulun Sınırı: Genel kurul, yönetim kurulunun münhasır yetkisinde olan "günlük işleyişe" veya "yönetici atamalarına" (üst düzey yöneticiler hariç) doğrudan müdahale edemez.
Yönetim Kurulunun Sınırı: Yönetim kurulu; esas sözleşme değişikliği, sermaye artırımı/azaltımı veya şirketin feshi gibi sadece genel kurulun yapabileceği işlemleri yapamaz.
Hukuki Sonuç: Yetkisiz organ tarafından alınan kararlar "yok hükmünde" veya "batıl" sayılabilir.
Yetki karmaşasını bitirmenin en teknik ve yasal yolu, TTK m. 367 uyarınca bir "İç Yönerge" hazırlamaktır.
Amacı: Yönetim kurulu, hazırlayacağı bir iç yönerge ile yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine (murahhas üye) veya üçüncü kişilere (müdürlere/CEO) devredebilir.
Kapsam: Bu yönergede kimin hangi tutara kadar imza atabileceği, hangi kararların icra komitesine bırakıldığı netleşir.
Tescil Şartı: Yetki devrinin üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmesi için iç yönergenin ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekir.
Yönetim kurulu başkanı, "eşitler arasında birinci"dir. Diğer üyeler üzerinde bir amirlik yetkisi yoktur.
Karmaşa: Başkanın tüm kararları tek başına alması veya diğer üyelerin bilgi alma hakkını kısıtlamasıdır.
Yasal Güvence (TTK m. 392): Her yönetim kurulu üyesi, şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteme ve inceleme yapma hakkına sahiptir. Başkan bu hakkı engelleyemez.
| Karmaşa Türü | Neden | Hukuki çözüm |
| Hissedar-Yönetici çatışması | Hissedarın operasyona müdahalesi. | Esas sözleşmeye "Yönetimin Devri" maddesi eklenmesi. |
| çift İmza Karmaşası | Kimin hangi sınıra kadar yetkili olduğunun belirsizliği. | Noter onaylı ve tescilli "İmza Sirküleri" ve İç Yönerge. |
| Yönetim Kurulu Kilitlenmesi | Oyların eşit çıkması ve karar alınamaması. | Esas sözleşmede "Başkanın oyu iki sayılır" veya "Tahkim" hükmü. |
| Yetki Aşımı | Müdürlerin şirket adına yetkisiz borçlanması. | Tescilli temsil sınırlamaları ve sorumluluk davası. |
Yetki karmaşasını önlemek için "Corporate Compliance" (Kurumsal Uyum) mekanizmaları devreye alınmalıdır:
Düzenli Raporlama: Alt yönetim kademelerinin yönetim kuruluna, yönetim kurulunun ise genel kurula düzenli rapor sunması.
Bağımsız Denetim: Finansal ve operasyonel kararların objektif bir gözle denetlenmesi.
İmza Yetki Matrisi: Şirket içi harcama ve temsil yetkilerinin hiyerarşik bir tabloya dökülmesi.
Genel kurul, yönetim kurulu üyesini her zaman görevden alabilir mi?
Evet. TTK m. 364 uyarınca genel kurul, gündemde madde olmasa dahi haklı bir sebep varsa (veya gündemde varsa sebep olmasa da) yönetim kurulu üyelerini her zaman görevden alabilir.
Yönetim kurulunda oylar eşit çıkarsa ne olur?
Esas sözleşmede aksine bir hüküm yoksa teklif reddedilmiş sayılır. Ancak "başkanın üstün oyu" gibi hükümlerle bu kilitlenme (deadlock) aşılabilir.
Yetkisiz bir temsilcinin yaptığı sözleşme şirketi bağlar mı?
Eğer üçüncü kişi iyiniyetliyse ve imza yetkisi sicilde kısıtlanmamışsa şirket sorumlu olabilir. Ancak yetki kısıtlaması tescil edilmişse, şirket bu sözleşmenin geçersizliğini ileri sürebilir.
YASAL UYARI (DISCLAIMER): Bu içerik, anonim şirketlerde yetki karmaşası ve çözüm yolları hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut bir olaya yönelik hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Şirketler hukuku; teknik yetki devirleri, iç yönerge usulleri ve ağır sorumluluk rejimleri içerdiğinden, olası hak kayıplarının önlenmesi için bir hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.