Kartal Avukat
Ticari veya bireysel bir borç ilişkisinde alacağın zamanında ifa edilmemesi, alacaklının malvarlığında eksilmeye ve ticari faaliyetlerinin aksamasına yol açabilir. Borçlunun ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi (temerrüdü) durumunda, hukuk sistemi alacaklıya cebri icra ve yargılama yollarıyla alacağını tahsil etme imkanı tanır. İcra ve İflas Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde şekillenen bu süreç; alacağın belgelenmesinden ihtara, icra takibinden haciz işlemlerine kadar uzanan teknik bir silsileyi kapsamaktadır. 2026 yılı güncel mevzuat hükümleri uyarınca, borcun tahsili sürecinde hak kaybına uğramamak için usuli sürelerin ve ispat araçlarının doğru yönetilmesi elzemdir.
Borçlunun ödeme yapmadığı durumlarda atılacak ilk adım, alacağın varlığını ve miktarını hukuken geçerli delillerle saptamaktır.
Alacağın Tevsiki (Belgelendirilmesi): Yazılı sözleşmeler, faturalar, banka dekontları, cari hesap ekstreleri ve onaylı yazışmalar (e-posta, KEP) mahkemede kesin delil niteliği taşıyabilir. Alacağın "likit" (belirlenebilir) olması, ileride talep edilecek icra inkar tazminatı açısından kritiktir.
Borçlunun Temerrüde Düşürülmesi: Eğer sözleşmede kesin bir vade belirtilmemişse, borçlu ancak alacaklının ihtarıyla gecikmeye düşer. Noter aracılığıyla gönderilecek bir ihtarname, hem temerrüt faizinin başlangıç tarihini belirler hem de borçlunun kötü niyetini ispatlar.
Alacaklı, mahkemeye gitmeden önce doğrudan icra dairesine başvurarak İlamsız İcra Takibi başlatabilir.
ödeme Emri ve İtiraz Süreci: İcra dairesi, borçluya bir "ödeme emri" gönderir. Borçlunun bu emre karşı 7 gün içinde itiraz etme hakkı vardır.
İtirazın Durdurucu Etkisi: Borçlu borca itiraz ederse takip durur. Bu durumda alacaklı, takibi devam ettirebilmek için İtirazın İptali Davası veya İtirazın Kaldırılması yoluna başvurmalıdır.
İcra İnkar Tazminatı: Eğer borçlunun itirazı haksız bulunur ve alacak likit ise, borçlu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilir.
Her alacak ilişkisi doğrudan icra takibine uygun olmayabilir veya takip itirazla durdurulmuş olabilir.
Zorunlu Arabuluculuk (TTK m. 5/A): 2026 yılı itibarıyla, taraflar tacir ise veya uyuşmazlık ticari nitelikteyse, dava açmadan önce arabuluculuk sürecine başvurulması bir dava şartıdır.
Eda (Alacak) Davası: Borcun varlığının tartışmalı olduğu durumlarda Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde dava ikame edilir. Mahkemeden alınacak ilam (karar) ile borçlunun malvarlığına doğrudan müdahale edilebilir.
İcra takibi kesinleştiğinde (itiraz edilmediğinde veya itiraz iptal edildiğinde), alacaklı borçlunun malvarlığına el konulmasını isteyebilir.
Malvarlığı Araştırması: UYAP bilişim sistemi üzerinden borçlunun taşınmazları, araçları ve banka hesapları sorgulanır.
Haciz Türleri:
Banka Hesabı Haczi: 89/1 haciz ihbarnamesi ile borçlunun bankadaki paralarına bloke konulur.
Maaş Haczi: Borçlu çalışıyorsa, maaşının kural olarak 1/4'üne haciz konulabilir.
Taşınır ve Taşınmaz Haczi: Araç, konut, arsa veya işletme demirbaşlarının haczi ve satışı yoluyla borç tahsil edilir.
Alacak hakkı sonsuza kadar talep edilebilir değildir. Kanunda öngörülen sürelerin geçmesi, borcu "eksik borç" haline getirir ve borçluya zamanaşımı def'i ileri sürme hakkı verir.
| Alacak Türü | Zamanaşımı Süresi | Yasal Dayanak |
| Genel Alacaklar (Adi Borçlar) | 10 Yıl | TBK m. 146 |
| özel Alacaklar (Kira, Perakende, Hizmet) | 5 Yıl | TBK m. 147 |
| Ticari Senetler (Bono, Poliçe) | 3 Yıl | TTK m. 749 |
| çek Alacakları | 3 Yıl | TTK m. 814 |
Borçlu üzerine hiçbir malvarlığı yoksa ne yapılabilir?
Bu durumda "Aciz Vesikası" alınabilir. Borçlunun ileride edineceği malvarlıkları bu belge ile takip edilebilir. Ayrıca, borçlunun mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarrufların iptali için Tasarrufun İptali Davası açılabilir.
Haciz sırasında eve girilebilir mi?
Evet, mahkeme kararı veya icra müdürlüğü talimatıyla muhafaza işlemleri için konuta girilebilir; ancak borçlu ve ailesi için zorunlu olan ev eşyaları haczedilemez.
Dava süreci ne kadar sürer?
Uyuşmazlığın niteliğine ve delil durumuna göre alacak davaları genellikle 8 ila 18 ay; itirazın iptali davaları ise 12 ila 24 ay arasında sonuçlanabilmektedir.
Alacağın tahsili süreci, sadece bir form doldurma işlemi değil; ispat hukukunun ve icra usulünün etkin kullanımıdır.
Hızlı Hareket: Borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı, davanın başında mahkemeden İhtiyati Haciz talep edilmesi tahsilat şansını artırır.
Belge Düzeni: Sözlü anlaşmaların her zaman risk taşıdığı unutulmamalı, tüm ticari teslimatlar irsaliye ve fatura ile tevsik edilmelidir.
Hukuki Destek: Zamanaşımı sürelerinin takibi, zorunlu arabuluculuk süreçlerinin yönetimi ve karmaşık icra itirazlarının bertaraf edilmesi aşamalarında bir hukukçudan hukuki destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: İşbu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her alacak dosyası; borcun kaynağı, tarafların statüsü ve delil durumuna göre farklı yasal prosedürlere tabi olabilir. Hak kaybına uğramamak ve sürecin yasal kurallara uygun yürütülmesini sağlamak adına bir hukukçudan hukuki destek alınması önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.