Kartal Avukat
Diş hekimliği uygulamaları, hem cerrahi müdahaleleri hem de estetik sonuçları barındıran multidisipliner bir sağlık hizmetidir. Diş hekiminin, tıbbın güncel standartlarına (indikasyon) uygun hareket etmemesi, teşhis veya tedavi aşamasında gerekli özeni göstermemesi sonucunda hastanın bedensel veya ruhsal bütünlüğünün zarar görmesi Diş Hekimi Malpraktisi olarak tanımlanır. 2026 yılı yargı pratiğinde, diş hekiminin sorumluluğu sadece "tedavi etmek" değil, aynı zamanda hastayı riskler konusunda "aydınlatmak" ve "sonuca ulaşmak" (özellikle implant ve protez gibi eser sözleşmesi niteliğindeki işlerde) üzerine kurgulanmıştır.
Her başarısız tedavi bir malpraktis değildir. Hukuki sorumluluğun doğması için müdahalenin "tıbbi standartlara aykırı" olması gerekir.
Malpraktis (Tıbbi Hata): Hekimin bilgisizliği, deneyimsizliği veya ilgisizliği nedeniyle oluşan zarardır. Yanlış dişin çekilmesi, kanal tedavisinde kök kanalının delinmesi veya sterilizasyon hatası sonucu oluşan enfeksiyonlar bu kapsamdadır.
Komplikasyon (İzin Verilen Risk): Tıbbi müdahalenin doğasında var olan, tüm önlemler alınsa dahi gerçekleşebilen istenmeyen durumlardır. Ancak bir komplikasyonun malpraktise dönüşmesi, hekimin bu komplikasyonu zamanında fark etmemesi veya hatalı yönetmesi (yönetim kusuru) ile gerçekleşir.
Diş hekimliği davalarında en sık karşılaşılan hak ihlali, hastanın yeterince bilgilendirilmemesidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca:
Bilgilendirme Yükümlülüğü: Hekim; tedavinin risklerini, alternatif yöntemleri ve olası sonuçları hastanın anlayabileceği bir dille anlatmalıdır.
Yazılı Onam: özellikle cerrahi müdahaleler ve implant uygulamaları öncesinde alınan onamın kapsamlı ve imzalı olması gerekir. Sadece genel bir kağıda imza attırmak "aydınlatılmış onam" sayılmaz.
İspat: Hastanın yeterince aydınlatıldığını ispat yükü diş hekimine aittir. Aydınlatılmamış bir hasta, operasyon tamamlansa dahi "onam yokluğu" nedeniyle tazminat davası açabilir.
Diş hekimi hatası nedeniyle zarar gören bireyler, uğradıkları kaybın niteliğine göre iki ana tazminat türünü ikame edebilirler:
Hastanın malvarlığında meydana gelen azalmayı kapsar:
Ek Tedavi Giderleri: Hatalı müdahaleyi düzeltmek için yapılan tüm harcamalar.
Kazanç Kaybı: Tedavi süresince çalışılamayan günlerin ücreti.
Ekonomik Geleceğin Sarsılması: Kalıcı bir çene hasarı veya estetik kayıp nedeniyle profesyonel hayatın etkilenmesi.
Hatalı tıbbi uygulama sonucu hastanın duyduğu elem, keder ve psikolojik sarsıntının telafisi amacıyla takdir edilir. Diş hekimliği uyuşmazlıklarında özellikle yüz bölgesindeki estetik bozulmalar yüksek manevi tazminat gerekçesidir.
Davanın hangi mahkemede açılacağı, sağlık hizmetinin alındığı kurumun niteliğine göre değişir:
| Sağlık Hizmetinin Alındığı Yer | Görevli Mahkeme | Hukuki Dayanak |
| özel Klinik / Muayenehane | Tüketici Mahkemesi | 6502 Sayılı TKHK |
| özel Hastane | Tüketici Mahkemesi | 6502 Sayılı TKHK |
| Devlet / üniversite Hastanesi | İdare Mahkemesi | Tam Yargı Davası (İYUK) |
önemli Not: özel kliniklerde açılacak davalar öncesinde dava şartı arabuluculuk sürecine başvurulması yasal bir zorunluluktur. Kamu hastaneleri için ise dava açmadan önce ilgili idareye (Sağlık Bakanlığı veya Rektörlük) yazılı başvuru yapılması önem arz etmektedir.
Diş hekimi malpraktis davalarında süreler, uyuşmazlığın temelindeki hukuki ilişkiye göre belirlenir:
özel Sektör (Vekalet Sözleşmesi): Zararın ve hekimin öğrenildiği tarihten itibaren başlayarak genel zamanaşımı 5 yıldır (TBK m. 147/5).
özel Sektör (Haksız Fiil): öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl ve her halükarda 10 yıl.
Kamu Sektörü (İdari Yargı): Zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halükarda eylemden itibaren 5 yıl içinde idareye başvurulmalıdır.
Kartal, Pendik, Maltepe ve çevresindeki özel diş kliniklerinde yaşanan uyuşmazlıklarda yetkili merci İstanbul Anadolu Adliyesi’dir.
Bilirkişi İncelemesi: Mahkeme, iddiaların tıbbi doğruluğunu teyit etmek için dosyayı Adli Tıp Kurumu (ATK) veya üniversitelerin Diş Hekimliği Fakültelerinden oluşan bilirkişi heyetine gönderir. Bilirkişi raporu, hekimin "objektif özen yükümlülüğünü" ihlal edip etmediğini belirleyen önem arz eden delildir.
Soru: "İmplantım düştü, bu her zaman hekim hatası mıdır?"
Cevap: Hayır. İmplantın düşmesi; kemik yapısı, hastanın sigara kullanımı veya ağız hijyeni gibi faktörlere bağlı bir "komplikasyon" olabilir. Ancak implantın yanlış açıyla yerleştirilmesi veya uygun olmayan materyal seçimi malpraktistir.
Soru: "özel klinikteki dava ne kadar sürer?"
Cevap: Arabuluculuk aşaması dahil, bilirkişi raporlarının temini ile birlikte diş hekimi malpraktis davaları ortalama 1.5 ila 3 yıl arasında sonuçlanmaktadır.
Soru: "Hekimden şikayetçi olmak için mutlaka dava mı açmalıyım?"
Cevap: Hayır. Tazminat talebi dışında; Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) yerel odalarına disiplin soruşturması için, Sağlık Bakanlığı SABİM hattına ise idari denetim için başvuru yapılabilir.
Diş hekimi hatalarından doğan tazminat süreçleri; tıbbi verilerin analizi, "illiyet bağı"nın kurulması ve hak düşürücü sürelerin takibi gibi yüksek teknik detay içeren aşamalardan oluşur. 2026 yılı hukuk ikliminde, hasta haklarının genişlemesi ve "aydınlatılmış onam" standartlarının katılaşması, mağdurların haklarını aramasını kolaylaştırmıştır. Hak kaybına uğramamak, arabuluculuk sürecini doğru yönetmek ve bilirkişi raporlarındaki teknik hatalara zamanında itiraz edebilmek adına bir hukukçu rehberliğinde süreç yönetimi yapılması önerilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, 6098 sayılı TBK, 6502 sayılı TKHK ve ilgili mevzuat çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Her tıbbi uyuşmazlık; tedavinin türüne, hekimin kusur oranına ve oluşan zararın boyutuna göre yargı makamlarınca özel olarak takdir edilir. Hak kaybı yaşanmaması için bir avukat ile çalışılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.