Kartal Avukat
Konut ve çatılı iş yeri kiralarında ev sahibinin tahliye hakkı, kanunda sınırlı sayıda sayılan (numerus clausus) nedenlere dayanır. Bu nedenler oluşmadan ve mahkeme kararı alınmadan kiracının taşınmazdan çıkarılması hukuken mümkün değildir.
Kira Bedelinin ödenmemesi (İki Haklı İhtar): Bir kira yılı içinde kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle kiracıya noter kanalıyla iki haklı ihtar çekilirse, ev sahibi kira dönemi sonunda tahliye davası açabilir.
10 Yıllık Uzama Süresinin Dolması (Sebepsiz Tahliye): Kiracı, sözleşme süresi bittikten sonra 10 yıl boyunca (toplamda genellikle 11 yıl) oturmaya devam etmişse, ev sahibi her uzama yılı bitiminden 3 ay önce ihtar çekerek hiçbir gerekçe göstermeksizin tahliye isteyebilir.
İhtiyaç (Gereksinim) Nedeniyle Tahliye: Ev sahibinin kendisi, eşi, altsoyunun (çocuk, torun) veya üstsoyunun (anne, baba) konuta gerçek, samimi ve zorunlu ihtiyacı varsa tahliye talep edilebilir.
Geçerli Bir Tahliye Taahhütnamesi: Kiracının, kira sözleşmesi yapıldıktan sonraki bir tarihte, konutu belirli bir günde boşaltacağını yazılı olarak taahhüt etmesi durumunda ev sahibi icra takibi veya dava yoluna gidebilir.
Yeniden İnşa ve İmar: Taşınmazın esaslı onarımı veya yeniden inşası sırasında içinde oturmanın imkansız olması durumunda tahliye istenebilir (ancak tadilat sonrası öncelik hakkı eski kiracıdadır).
İstanbul Anadolu Yakası'nın uyuşmazlık merkezi olan Kartal’daki İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemeleri, kira davalarında yoğun bir tempoyla çalışmaktadır. 2023 itibarıyla tüm kira uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk dava şartıdır. Yani ev sahibi dava açmadan önce bir arabulucuya başvurmalı ve anlaşma sağlanamazsa mahkemeye gitmelidir. Kartal bölgesindeki davalarda mahkemeler, özellikle "ihtiyaç iddiasının samimiyetini" ve "ihtarnamelerin tebliğ sürelerini" büyük bir titizlikle incelemektedir.
1 yıllık sözleşmem bitti, ev sahibi beni çıkarabilir mi? Hayır. Türk Borçlar Kanunu'na göre konut kiralarında sözleşme kiracı tarafından feshedilmedikçe otomatik olarak 1 yıl uzar. Ev sahibinin sadece "süre bitti" deme hakkı yoktur.
Kiracıya "çık" demek için ihtarname şart mı? Pek çok tahliye nedeninde (iki haklı ihtar, 10 yıl kuralı vb.) noter kanalıyla ihtar çekilmesi davanın ön şartıdır. Sözlü talepler hukuki bir sonuç doğurmaz.
Tahliye davası ne kadar sürer? Mahkemenin iş yüküne ve delillerin toplanma süresine göre yerel mahkeme aşaması genellikle 8 ay ile 1.5 yıl arasında sürebilmektedir.
Usul Hatalarından Kaçının: İhtarname sürelerinin (örneğin 3 ay önceden bildirim) bir günle bile kaçırılması, davanın usulden reddine neden olur.
Kendi Hakkını Aramaya çalışmayın (İhka-i Hak): Kiracının suyunu/elektriğini kesmek veya kilidi değiştirmek suç teşkil eder ve ev sahibini tazminat yükümlülüğüyle karşı karşıya bırakır.
Hukuki Destek Alın: Tahliye süreçleri; hak düşürücü süreler ve ispat yükümlülüğü açısından oldukça tekniktir. Hak kaybına uğramamak adına bir hukukçudan destek alınması tavsiye edilir.
Kira hukukunda tahliye, bir "süreç" yönetimidir. Kanuni şartlar oluşmadan başlatılan her girişim, sadece zaman ve maliyet kaybına yol açar.
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Tahliye nedenleri ve süreleri her somut olaya göre değişkenlik gösterir. Herhangi bir hak kaybına uğramamak adına süreç boyunca bir avukattan hukuki destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.