Kartal Avukat
Evlilik birliğinde eşlerin beraber yaşama yükümlülüğü vardır. Ancak eşlerden birinin haklı bir sebep olmaksızın ortak konutu terk etmesi veya diğer eşi konuta almamasının hukukumuzdaki karşılığı **"Terk"**tir. Terk, özel ve mutlak bir boşanma sebebidir; yani şartları oluşmuşsa hakim evliliğin sarsılıp sarsılmadığına bakmaksızın boşanmaya karar verir. Ancak bu davanın açılması, Türk hukukundaki en katı prosedürlerden birine bağlıdır.
Her evden ayrılış hukuki anlamda "terk" değildir. Bir ayrılığın terk sayılabilmesi için ortak hayata son verme kastı olmalıdır.
Terk Sayılanlar: Eşin kavga edip evi terk etmesi, başka biriyle yaşamaya başlaması veya kapı kilidini değiştirerek eşini eve almaması.
Terk Sayılmayanlar (Haklı Sebepler): Askerlik görevi, cezaevinde bulunma, tedavi amaçlı hastanede yatma veya eşinden şiddet gördüğü için can güvenliği nedeniyle evi terk etme (6284 sayılı kanun kapsamı).
Terk davası, belirli süreler dolmadan açılırsa mahkemece usulden reddedilir. Süreç şu şekilde işlemek zorundadır:
4 Aylık Bekleme Süresi: Eş evi terk ettikten sonra dava açabilmek için en az 4 ay beklenmelidir. Bu süreden önce ihtar çekilemez.
Samimi İhtar (Eve Dön çağrısı): 4 ayın sonunda, mahkeme veya noter aracılığıyla eşe "eve dön" ihtarı gönderilir.
İhtarın Şartları: İhtar sadece "gel" demek değildir. Eve dönecek eşin yol gideri peşin ödenmeli, evin anahtarının nerede olduğu (komşu, muhtar vb.) belirtilmeli ve ev yaşanabilir (mobilyalı, elektrik-suyu açık) halde tutulmalıdır.
2 Aylık Dönüş Süresi: İhtar tebliğ edildikten sonra eşe geri dönmesi için 2 ay süre verilir.
Dava Hakkı: Toplamda 6 ay (4+2) geçmesine rağmen eş dönmemişse, 6. ayın sonunda dava açılabilir.
Hakim, ihtarı çeken tarafın "samimi" olup olmadığını denetler. Şu durumlarda ihtar geçersiz sayılır ve dava reddedilir:
Eşine şiddet uygulayan kişinin "gel barışalım" demesi (Samimiyetsiz kabul edilir).
Evin anahtarının verilmemesi veya evin oturulamaz durumda olması.
Evin bağımsız olmaması (Kayınvalide ile yaşanmaya zorlanması).
Yol masrafının (otobüs/uçak bileti bedeli) ihtarname ile birlikte gönderilmemesi.
İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) gibi yoğun merkezlerde terk davalarında ispat, büyük oranda dosyadaki resmi belgeler (ihtarname ve tebliğ mazbatası) üzerinden yürür.
Eğer eşin adresi bilinmiyorsa, emniyet araştırması sonrası ilanen tebligat yoluyla ihtar yapılır.
Tanıklar, eşin evi hangi amaçla terk ettiğini veya ihtar sonrası eve gelip gelmediğini doğrulamak için dinlenir.
Soru: Eşim beni evden kovdu, ben mi terk etmiş sayılıyorum? Cevap: Hayır. TMK 164 uyarınca; diğerini ortak konutu terke zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Bu durumda evden kovulan değil, kovan eş "terk eden" sıfatıyla kusurludur.
Soru: İhtarname çektim ama eşim "beni dövüyordu o yüzden gelmiyorum" diyor. Ne olur? Cevap: Eğer eşiniz evden ayrılmakta haklı olduğunu (şiddet, ağır hakaret vb.) ispat ederse, sizin çektiğiniz ihtarname geçersiz kalır ve terk davası reddedilir.
Soru: 2 ay dolmadan eşim gelirse ama ertesi gün tekrar giderse ne olur? Cevap: Eğer eş eve "gerçekten yaşamak için" değil de sadece ihtarın süresini kesmek için (şekli olarak) gelmişse, bu durum "hakkın kötüye kullanılması" sayılabilir ve dava devam edebilir.
Terk nedeniyle boşanma, şekli kuralların en katı uygulandığı dava türüdür. Bir günlük süre hatası veya eksik yatırılan 100 TL'lik yol ücreti, tüm davanın reddine ve ciddi yargılama giderlerine yol açabilir. 2026 yılı yargı pratiklerinde, ihtarın e-tebligat veya ilan yoluyla yapılması süreçleri hızlandırsa da, içeriksel "samimiyet" denetimi hala en büyük engeldir. Hak kaybına uğramamak ve ihtar sürecini hatasız tamamlamak için bir hukukçu rehberliğinde hareket edilmesi önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Terk davasında sürelerin hesabı ve ihtarın içeriği her somut olayda farklılık gösterir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.