Kartal Avukat
Alacağını rızaen tahsil edemeyen alacaklının, devlet gücü (İcra Müdürlüğü) aracılığıyla borçlunun mal varlığına müdahale edilmesini sağladığı sürece icra takibi denir. Türkiye'de icra süreçleri, İcra ve İflas Kanunu'nda yer alan kesin sürelere ve şekil şartlarına tabidir.
Takip yolu, alacağın dayanağına göre belirlenir:
İlamsız İcra Takibi (Genel Haciz Yolu): Bir mahkeme kararına ihtiyaç duyulmadan başlatılır. Borçlunun 7 gün içinde itiraz hakkı vardır. İtiraz durumunda takip durur ve "İtirazın İptali" veya "Kaldırılması" davası açılması gerekir.
Kambiyo Senetlerine özgü Takip: Alacağın çek, bono veya poliçeye dayandığı yoldur. Borçlunun ödeme süresi 10 gün, itiraz süresi 5 gündür. İtiraz, İcra Mahkemesi'ne yapılır ve takibi kendiliğinden durdurmaz.
İlamlı İcra Takibi: Mahkeme ilamına veya ilam niteliğindeki belgelere dayanır. Borçlunun itirazı ile durdurulamaz; yalnızca üst mahkemeden "tehir-i icra" (icranın geri bırakılması) kararı alınarak durdurulabilir.
Türkiye'nin en yüksek dosya hacmine sahip icra komplekslerinden biri olan İstanbul Anadolu Adliyesi'nde süreç şu adımlarla ilerler:
Alacaklı, UYAP sistemi üzerinden veya fiziki olarak icra dairesine başvurarak Takip Talebi oluşturur. Başvuru harcı ve peşin harç yatırıldıktan sonra icra dairesi borçluya ödeme Emri gönderir.
ödeme emri borçluya tebliğ edildikten sonra yasal itiraz süresinin (genellikle 7 gün) dolması beklenir. Süre içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve alacaklıya "Haciz İsteme Yetkisi" tanınır.
Takip kesinleştiğinde alacaklı; borçlunun adına kayıtlı araç (EGM), taşınmaz (TKGM), banka hesapları ve maaş bilgilerini sistem üzerinden sorgular. Tespit edilen varlıklara elektronik ortamda (E-Haciz) anlık bloke konulabilir.
Varlıklara el konulması (muhafaza) sonrası kıymet takdiri yapılır. 2026 yılı itibarıyla taşınır ve taşınmaz malların satışı tamamen Elektronik Satış Portalı üzerinden açık artırma usulüyle gerçekleştirilir.
İcra hukuku "şekli" bir hukuk dalıdır; bu nedenle usul hataları alacağın tahsilini imkansız kılabilir:
Tebligat Takibi: ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edilmesi (örn: Tebligat Kanunu m. 21/2 uyarınca muhtara tebliğ) kesinleşme süreci için hayatidir.
Malkaçırma Riski: Borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı, dava öncesi veya dava sırasında mahkemeden "İhtiyati Haciz" kararı alınması tahsilat şansını artırır.
Haciz İhbarnameleri (89/1): Borçlunun üçüncü kişilerdeki (bankalar, iş ortakları) alacaklarına haciz ihbarnamesi gönderilerek alacak doğrudan tahsil edilebilir.
İcra dairelerindeki yoğun iş yükü, dosyaların hukuki takip edilmesini zorunlu kılar.
Sürelerin Takibi: Haciz isteme (1 yıl) ve satış isteme sürelerinin kaçırılması, takibin düşmesine ve hacizlerin kalkmasına yol açar.
Teknik İtirazlar: Borçlunun "meskeniyet iddiası" (ev haczedilemezliği) gibi itirazlarına karşı sunulacak hukuki savunmalar sürecin seyrini değiştirir.
Masraf Yönetimi: Gereksiz işlemlerden kaçınılarak en az masrafla en hızlı tahsilatın yapılması, usul ekonomisi açısından esastır. Bu nedenlerle sürecin bir hukukçu ile takibi önerilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, icra takibi süreçleri ve İstanbul Anadolu Adliyesi uygulamaları hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. İcra hukukundaki süreler hak düşürücüdür. Somut olaydaki alacağınızın tahsili ve yasal sürelerin yönetimi için bir bir hukukçudan destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.