Kartal Avukat
İş sözleşmesi haksız yere feshedilen bir çalışanın iş güvencesinden yararlanmak amacıyla açtığı işe iade davası, kanun koyucu tarafından "ivedi yargılama" usulüne tabi tutulmuştur. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, işçinin mağduriyetinin hızla giderilmesi için teorik olarak oldukça kısa süreler öngörse de; büyükşehirlerdeki mahkeme yoğunluğu, bilirkişi süreçleri ve üst mahkeme (istinaf) incelemeleri bu süreci uzatmaktadır. İşe iade davasının ne kadar süreceğini anlamak için yasal hedef süreler ile adliyelerdeki fiili işleyiş arasındaki farkı analiz etmek gerekmektedir.
İş Kanunu ve İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca davanın şu takvime göre sonuçlanması hedeflenir:
Yerel Mahkeme: Dava açıldığı tarihten itibaren 2 ay içinde karara bağlanmalıdır.
İstinaf Aşaması: Kararın temyiz (istinaf) edilmesi durumunda üst mahkemenin 1 ay içinde kesin karar vermesi öngörülür.
Yasal Beklenti: Toplamda arabuluculuk dahil yaklaşık 4 ay içinde sürecin kesinleşmesi amaçlanır.
İstanbul Anadolu Adliyesi gibi yoğun iş yükü olan merkezlerde süreç genellikle şu aşamalardan ve sürelerden oluşur:
Dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur. Başvuru, atama ve müzakere süreci ortalama 1 ay sürer. Anlaşma sağlanamazsa dava açma hakkı doğar.
Dava açıldıktan sonra dilekçeler aşaması, tanıkların dinlenmesi ve bilirkişi incelemesi yapılır. Duruşma aralıklarının uzunluğu (ortalama 3-4 ayda bir duruşma) nedeniyle yerel mahkeme kararı 1 yıl civarında çıkar.
İşe iade davalarında yerel mahkeme kararı taraflarca istinaf edilir. Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından incelenip kesin kararın verilmesi güncel yoğunlukta ortalama 1 yıl sürmektedir.
Genel Toplam: Bir işe iade davasının kesinleşmesi fiilen 1.5 ile 2 yıl arasında bir zaman dilimine yayılmaktadır.
Yargılamanın kanuni süreleri aşmasına neden olan başlıca unsurlar şunlardır:
Tebligat Süreçleri: Şirket adresindeki değişiklikler veya usulüne uygun yapılamayan tebligatlar süreci doğrudan durdurur.
Bilirkişi İncelemesi: Feshin geçersizliğinin tespiti için dosyanın hesaplama veya teknik inceleme amacıyla bilirkişiye gönderilmesi, dönüş süresini uzatır.
Tanık Dinletme: İş arkadaşlarının tanıklık yapmak üzere duruşmaya katılamaması veya zorla getirme kararlarının uygulanması celseleri artırır.
İşçilerin en çok yanıldığı husus davanın uzun sürmesinin tazminatı artıracağı düşüncesidir.
Boşta Geçen Süre ücreti: Dava ne kadar uzun sürerse sürsün, mahkemece hükmedilecek boşta geçen süre tazminatı yasayla sınırlandırılmıştır ve en fazla 4 aylık ücret tutarındadır.
İş Güvencesi Tazminatı: İşçinin işe başlatılmaması durumunda ödenecek tazminat miktarı (4 ila 8 maaş arası) mahkemece karara bağlanır ve davanın süresinden bağımsızdır.
İşe iade davası Yargıtay'a gider mi? Kural olarak işe iade davaları Bölge Adliye Mahkemesi'nde (İstinaf) kesinleşir. Belirli parasal sınırların üzerindeki çok istisnai durumlar hariç, dosya Yargıtay'a gitmez; bu durum davanın tazminat davalarına göre daha hızlı bitmesini sağlar.
Dava sürerken başka bir işe girersem haklarımı kaybeder miyim? Hayır. Dava devam ederken başka bir işte çalışmaya başlamak, işe iade davasını kaybetmenize yol açmaz. Ancak işe iade kararı kesinleştiğinde, işe başlamak için yasal süre içinde işverene başvurmanız önem arz etmektedir.
Arabuluculukta anlaşmak süreyi nasıl etkiler? Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanması durumunda süreç 1 ay içinde tamamen sona erer. Bu yöntem, 2 yıl sürecek bir yargılamayı beklemek istemeyenler için en hızlı çözüm yoludur.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, işe iade davası süreleri ve yargılama süreci hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İş Hukuku; hak düşürücü sürelerin takibi, arabuluculuk müzakereleri ve mahkeme usul kurallarını içeren teknik detaylar içeren bir alandır. Başvuru süresinin (1 ay) kaçırılması veya usul hataları, davanın esasa girilmeden reddine yol açabilir. Bu nedenle, işe iade süreçlerinde bir hukukçu rehberliğinde yürütülen süreçlerle hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.