Kartal Avukat
Kira bedelinin ödenmemesi durumunda mülk sahibinin (kiralayan) başvurabileceği en süratli yasal mekanizma, İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 269 ve devamı hükümlerinde düzenlenen "Kira Bedelinin ödenmemesi Nedeniyle İlamsız Tahliye Takibi"dir. Bu yöntem, mahkemede uzun süren tahliye davalarına girmeden, icra dairesi aracılığıyla temerrüt sürecini başlatma imkanı tanır. 2026 yılı kira piyasasındaki uyuşmazlıklarda, bu takip türü arabuluculuk şartına tabi olmaması sebebiyle stratejik bir öneme sahiptir.
İlamsız tahliye takibi başlatabilmek için bir mahkeme ilamına (kararına) ihtiyaç yoktur. Ancak takibin hukuken geçerli olabilmesi için şu iki temel durumdan biri mevcut olmalıdır:
Kira Bedelinin ödenmemesi (Temerrüt): Kiracının, kira sözleşmesinde belirlenen vadede borcunu ifa etmemesi durumudur. Bu takipte hem birikmiş kira alacağı talep edilir hem de taşınmazın tahliyesi istenir (örnek No: 13).
Yazılı Tahliye Taahhüdü: Kiracının, taşınmazı belirli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak (ve kira sözleşmesinden sonraki bir tarihte) beyan etmiş olması durumudur (örnek No: 14).
Süreç, mülk sahibinin yetkili İcra Müdürlüğü nezdinde takip talebinde bulunmasıyla başlar. İcra dairesi, kiracıya "Tahliye Talepli ödeme Emri" gönderir. Bu aşamada kanunen belirlenmiş iki kritik süre mevcuttur:
İtiraz Süresi (7 Gün): Kiracı, kira ilişkisine veya borca itiraz etmek istiyorsa, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine bildirmelidir.
ödeme Süresi (30 Gün): Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya borcunu ödemesi için tanınan yasal "temerrüt" süresidir. Eğer kiracı bu 30 günlük süre içinde borcun tamamını (faiz ve masraflar dahil) ödemezse, mülk sahibi tahliye davası açma hakkı kazanır.
Kiracı 7 gün içinde takibe itiraz ederse takip durur. Mülk sahibi, takibe devam edebilmek için uyuşmazlığın niteliğine göre şu yollara başvurur:
İcra Hukuk Mahkemesi: Kira sözleşmesi yazılıysa veya kiracı kira ilişkisini inkar etmiyorsa, "İtirazın Kaldırılması ve Tahliye" davası açılır.
Sulh Hukuk Mahkemesi: Eğer kira ilişkisi veya imzalar ciddi şekilde tartışmalıysa, genel mahkemelerde "İtirazın İptali" davası ikame edilmelidir. Bu aşamada dava şartı olan arabuluculuk süreci devreye girer.
Kiracı 7 gün içinde itiraz etmez ve 30 günlük süre içinde borcun tamamını yatırmazsa takip kesinleşir. Ancak icra dairesi doğrudan kapıyı çalarak tahliye yapamaz; İcra Hukuk Mahkemesi'nden tahliye kararı alınması zorunludur.
Tahliye Kararı: Mahkeme, 30 günlük ödeme süresinin dolduğunu ve ödemenin yapılmadığını tespit ederse tahliyeye karar verir.
Tahliye Emri: Karar kesinleştiğinde (veya tebliğ edildiğinde), icra memuru, kolluk kuvveti ve gerektiğinde çilingir marifetiyle taşınmaza giderek kiracıyı tahliye eder.
İstanbul’un Anadolu Yakası’ndaki kira uyuşmazlıklarında yetkili merci İstanbul Anadolu İcra Daireleri ve Mahkemeleridir. Kartal ve çevresindeki yoğun kira hareketliliği, icra takiplerinde usul ekonomisinin önemini artırmaktadır.
Yetki Kuralları: Takip, taşınmazın bulunduğu yerdeki veya sözleşmede yetki kılınan icra dairesinde açılmalıdır.
Bilirkişi Denetimi: özellikle eksik ödemeler veya banka havalelerindeki "açıklama" uyuşmazlıklarında, mahkeme dosyayı hesap bilirkişisine göndererek temerrüdün oluşup oluşmadığını denetler.
Soru: "Kiracı borcun ana parasını ödedi ama faizini ödemedi, yine de tahliye edilir mi?" Cevap: Evet. 30 günlük süre içinde borcun ferileriyle (faiz, masraf, vekalet ücreti) birlikte tamamı ödenmelidir. Cüzi bir eksiklik dahi tahliye sebebidir.
Soru: "Kira sözleşmemiz sözlü, yine de bu takibi başlatabilir miyim?" Cevap: Başlatılabilir. Ancak kiracı kira ilişkisine itiraz ederse, mülk sahibinin kira ilişkisini yazılı delille ispat etmesi gerekecektir.
Soru: "Tahliye taahhütnamesi ile takip yaparken süre sınırı var mıdır?" Cevap: Evet. Taahhüt edilen tarihten itibaren 1 ay içinde icra takibi başlatılmalıdır. Aksi halde taahhüt geçersiz kalır.
İlamsız tahliye takibi, mülk sahiplerini aylar sürecek bir yargılamadan kurtaran en etkili yollardan biridir. Ancak 7 ve 30 günlük sürelerin hassasiyeti, ödeme emrinin usulüne uygun tebliği ve İcra Hukuk Mahkemesi’nden alınacak tahliye kararının kesinleşme süreçleri yüksek düzeyde teknik bilgi gerektirir. Hak kaybına uğramamak, itirazın kaldırılması sürecini doğru kurgulamak ve tahliye aşamasında yasal prosedürlere tam uyum sağlamak adına bir hukukçu rehberliğinde süreç yönetimi yapılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Kira uyuşmazlıkları; sözleşmenin niteliğine, ödeme türüne ve tarafların iddialarına göre her vakada yargı makamlarınca özel olarak takdir edilir. Hak kaybı yaşanmaması için bir avukat ile çalışılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.