Kartal Avukat
Şahıs şirketleri (gerçek kişi tacirler), kuruluş kolaylığı nedeniyle girişimcilerin gözdesidir; ancak hukuki planda en riskli işletme türüdür. çünkü limited veya anonim şirketlerin aksine, burada "tüzel kişilik perdesi" yoktur. Şirketin borcu, girişimcinin şahsi borcudur. 2026 yılı ekonomik konjonktüründe, borç sarmalına giren şahıs işletmeleri için en büyük risk, ticari başarısızlığın ailevi varlıklara (şahsi konut, araç vb.) doğrudan sirayet etmesidir.
Bir şahıs işletmesi açtığınızda hukuk karşısında "Tacir" sıfatını kazanırsınız. Bu sıfat size şu ağır yükümlülükleri yükler:
İflasa Tabi Olma: Alacaklılarınız size karşı "İflas Yoluyla Takip" başlatabilir. Bu, tüm malvarlığınızın bir "iflas masası" tarafından satılarak borçların ödenmesi sürecidir.
Basiretli Hareket Etme: Borçlarınızı ödeyemeyeceğinizi anladığınızda pasif kalmak yerine yasal yollara (konkordato vb.) başvurma yükümlülüğünüz vardır.
Ticaret Sicili Terkini Sonrası Sorumluluk: Şirketi kapatsanız dahi, tacir sıfatınızdan kaynaklanan "iflasa tabi olma" durumunuz terkin tarihinden itibaren 1 yıl daha devam eder. Borç sorumluluğunuz ise genel zamanaşımı süresince (genellikle 10 yıl) sürer.
Borçlar yönetilemez hale geldiğinde başvurulabilecek hukuki araçlar şunlardır:
Sadece büyük şirketler için değil, şahıs şirketleri için de geçerlidir. Mahkemeden alınan geçici mühlet kararı ile;
Tüm icra takipleri durur.
Haciz yapılamaz.
Borçlar tenzil edilir (indirim yapılır) veya uzun vadelere yayılır.
Eğer borcun gerçek olmadığı veya miktarının hatalı olduğu düşünülüyorsa, icra takibi kesinleşmeden önce Menfi Tespit Davası açarak borçlu olunmadığı ispatlanmalıdır.
İcra takibi kesinleştiğinde mal beyanında bulunmak yasal zorunluluktur. Malvarlığını gizlemek veya eksik bildirmek "disiplin hapsi" gibi yaptırımlara yol açabilir.
Borçları ödeyemeyen işletme sahiplerinin en büyük hatası, şahsi varlıklarını (ev, araba) panikle yakınlarına devretmektir.
İİK m. 277-280: Alacaklılar, son 2 yıl (ve bazı hallerde 5 yıl) içinde yapılan bu "şüpheli" devirlerin iptali için dava açabilir.
Sonuç: Mahkeme devri iptal eder ve malvarlığı alacaklıya geri döner. Ayrıca bu durum "Alacaklıyı zarara sokma" suçunu da gündeme getirebilir.
Şahıs şirketlerinde kamu borçları (Vergi, SGK) işletme sahibinden 6183 sayılı Kanun uyarınca doğrudan tahsil edilir.
Kamu borçları için "şirketin parası yok" savunması geçerli değildir.
Vergi daireleri, banka hesaplarına E-Haciz uygulayarak doğrudan tahsilat yapabilir.
Soru: "Şahıs şirketimi kapattım, üzerimdeki ev haczolunabilir mi?"
Cevap: Evet. Şirketin kapanmış olması, o dönemde doğan borçlardan dolayı şahsi malvarlığınızın haczine engel değildir.
Soru: "Emekli maaşıma şirket borcu için haciz konulabilir mi?"
Cevap: SGK borçları hariç, emekli maaşının tamamına haciz konulamaz. Ancak bir kısmı (genellikle $1/4$ oranında) haczedilebilir.
Soru: "Hangi varlıklarım haczedilemez?"
Cevap: Mesleğin icrası için gerekli olan aletler ve "hâline münasip" tek konutun haczine karşı şikayet yoluyla itiraz edilebilir. Ancak lüks bir konutunuz varsa satılıp borç ödendikten sonra artan kısımla size daha mütevazı bir ev alınması yoluna gidilir.
Şahıs şirketlerinde borç yönetimi, işletme ile bireyin kaderinin birleştiği bir süreçtir. 2026 yılı dijital takip sistemleri (UYAP, E-Haciz, MERNİS) sayesinde malvarlığı hareketlerinin gizlenmesi hukuken mümkün değildir. Hak kaybına uğramamak, konkordato korumasından yararlanmak ve şahsi varlıkları yasal sınırlar içinde korumak adına hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, İcra ve İflas Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Her borç durumu, alacaklı sayısı ve malvarlığı yapısına göre farklı stratejiler gerektirir. hukuki destek alınması önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.