Kartal Avukat
Kiracı ve mülk sahibi arasındaki uyuşmazlıkların tahliye aşamasına gelmesi, taraflar için karmaşık bir icra sürecini başlatır. Mahkemeden tahliye kararı alınmış olması veya bir "Tahliye Emri" tebliğ edilmesi, sürecin sona erdiği anlamına gelmez. İcra ve İflas Kanunu (İİK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK), kiracıya belirli şartlar altında tahliyeyi durdurma ve yargılamayı üst mahkemeye taşıma hakkı tanımaktadır. Bu süreçte yasal sürelerin takibi ve doğru hukuki mekanizmaların işletilmesi, eşyaların tahliyesini önleyen yasal güvenceler sağlar.
Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen tahliye kararı, kural olarak kesinleşmeden icra edilebilir. Ancak kiracının bu tahliyeyi durdurmak için kanuni bir hakkı mevcuttur:
İstinaf Başvurusu: Karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) yoluna başvurulurken, dilekçede mutlaka "İcranın Durdurulması (Tehir-i İcra) Talebi" belirtilmelidir.
Mehil Vesikası ve Teminat: İcra dairesinden alınacak bir belge (Derkenar) ile üst mahkemeden karar gelene kadar süre istenir. İcra müdürlüğü, genellikle 3 aylık kira bedeli tutarında bir teminatın (nakit veya banka teminat mektubu) depo edilmesini şart koşar.
Sonuç: Teminat yatırıldıktan sonra üst mahkeme karar verene kadar tahliye işlemleri durdurulur.
Ev sahiplerinin "Tahliye Taahhütnamesi"ne dayanarak başlattığı icra takiplerinde (örnek 14), kiracının savunma hakları 7 günlük sıkı bir süreye bağlıdır:
İmza ve Tarih İtirazı: Taahhütnamedeki imzanın kiracıya ait olmaması veya belgenin düzenleme/tahliye tarihlerinin sonradan doldurulması durumunda, bu itirazların icra dairesine bildirilmesi gerekir.
Takibin Durması: İmzaya itiraz edildiği takdirde icra takibi kendiliğinden durur ve ispat yükü, imzanın gerçek olduğunu kanıtlamak zorunda olan kiralayana geçer.
Kira borcunun ödenmemesi gerekçesiyle başlatılan takiplerde iki kritik süreç işler:
7 Günlük İtiraz Süresi: Kira borcuna veya kira sözleşmesinin varlığına dair itirazlar bu sürede yapılmalıdır.
30 Günlük ödeme Süresi: Tebligatın alınmasından itibaren borç 30 gün içinde (faiz ve giderlerle birlikte) ödenirse, tahliye kararı verilmesi engellenir.
Eğer tahliye takibi sahte bir belgeye veya geçersiz bir sözleşmeye dayanıyorsa, kiracı genel mahkemelerde Menfi Tespit Davası açabilir.
Tedbir Talebi: Sadece davanın açılması tahliyeyi durdurmaz. Mahkemeden, borcun veya belgenin uyuşmazlıklı olması nedeniyle tahliyenin durdurulmasına dair İhtiyati Tedbir kararı alınması önem arz etmektedir. Bu aşamada mahkeme genellikle %15 oranında bir teminat talep eder.
Binanın riskli yapı ilan edilmesi durumunda süreç İcra Hukuku'ndan ziyade İdare Hukuku alanına girer. Belediye veya mülk sahibi tarafından gönderilen tahliye yazılarına karşı:
Yürütmeyi Durdurma: İdare Mahkemesi'nde "Riskli Yapı Kararının İptali" davası açılmalı ve Yürütmeyi Durdurma kararı talep edilmelidir.
Tahliye davası sürerken kira ödenmeye devam edilmeli mi? Evet. Tahliye davası veya icra takibi sürerken kiranın ödenmemesi, yeni bir "temerrüt nedeniyle tahliye" davasına yol açabilir. Haklılığınızı kanıtlarken borçlu duruma düşmemek esastır.
İcra memuru eve geldiğinde süreci durdurmak mümkün mü? Memur kapıya geldiğinde, taraflar arasında o an bir anlaşma (tahliye taahhüdü veya ödeme) protokolü imzalanmadığı sürece işlem kural olarak durmaz. Bu nedenle müdahalenin, tahliye emri tebliğ edildiği ilk günlerde (7 veya 30 günlük sürelerde) yapılması gerekir.
Tahliye taahhütnamesini boş olarak imzaladım, iptal edilebilir mi? Boş kağıda atılan imza, hukuken içeriğin kabul edildiği karinesini doğurur. Ancak belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğu (tahrifat) veya mürekkep yaşı farkı gibi teknik donelerle ispatlanırsa iptali mümkündür.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, zorunlu tahliye süreçleri ve kiracı hakları hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kira Hukuku; hak düşürücü sürelerin takibi, tehir-i icra teminatlarının hesaplanması ve mahkeme usul kurallarını içeren teknik detaylar içeren bir alandır. Yanlış bir itiraz veya sürenin (7 gün) kaçırılması, tahliyenin kesinleşmesine yol açabilir. Bu nedenle, tahliye emirleri ve kira uyuşmazlıklarında bir hukukçu rehberliğinde yürütülen süreçlerle hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.