Kartal Avukat
Küreselleşme ve sınır ötesi yatırımların artmasıyla birlikte, Türk şirketleri ile yabancı firmalar arasında akdedilen uluslararası ortaklık sözleşmeleri (Joint Venture, Consortium, Shareholders Agreement), ticari büyümenin önem arz eden sacayaklarından biri haline gelmiştir. Ancak bu sözleşmeler, farklı hukuk sistemlerinin, vergi rejimlerinin ve ticari örf-adetlerin çakışması nedeniyle bünyesinde yüksek riskli uyuşmazlık potansiyeli taşır. 2026 yılı uluslararası ticaret ikliminde, uyuşmazlıkların yönetimi sadece yerel mevzuatı değil; aynı zamanda 5718 sayılı MöHUK, uluslararası konvansiyonlar ve tahkim kurallarını da içeren çok katmanlı bir strateji gerektirmektedir.
Yabancılık unsuru taşıyan bir sözleşmenin geçerliliği ve uygulanması, tarafların irade serbestisine dayanır. Türk hukuku, belirli sınırlamalar dışında, taraflara uygulanacak hukuku seçme hakkı tanımıştır.
Hukuk Seçimi (Choice of Law): Taraflar, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara hangi ülkenin maddi hukukunun uygulanacağını (örn: Türk Hukuku, İngiliz Hukuku, İsviçre Hukuku) serbestçe belirleyebilirler. Seçim yapılmamışsa, uyuşmazlığa "sözleşme ile en sıkı ilişkili olan hukuk" uygulanır.
Milletlerarası Yetki ve Mahkeme Seçimi: Taraflar, uyuşmazlık durumunda hangi ülke mahkemelerinin yetkili olacağını sözleşmeye koyacakları bir "Yetki Şartı" ile kararlaştırabilirler.
CISG Uygulaması: Eğer sözleşme uluslararası bir mal satımını içeriyorsa ve tarafların ülkeleri taraf ise, aksine bir hüküm yoksa Viyana Satım Sözleşmesi (CISG) hükümleri re'sen (kendiliğinden) devreye girer.
Uluslararası ortaklıklarda uyuşmazlıklar genellikle sözleşmenin ifa (uygulama) aşamasında ortaya çıkar:
Sermaye ve Teknoloji Taahhütleri: Yabancı ortağın taahhüt ettiği teknolojiyi transfer etmemesi veya yerli ortağın sermaye artırımına katılmaması.
Kar Dağıtımı ve Transferi: Döviz kurlarındaki dalgalanmalar veya yerel mevzuat kısıtlamaları nedeniyle kar transferinde yaşanan engeller.
Yönetimsel Kilitlenme (Deadlock): %50-%50 ortaklıklarda karar alınamaması sonucu işletmenin durma noktasına gelmesi.
Fikri Mülkiyet Tecavüzleri: Ticari sırların veya marka haklarının ortaklık dışı amaçlarla kullanılması.
Mücbir Sebep (Force Majeure): Savaş, pandemi veya uluslararası yaptırımlar nedeniyle edimlerin ifasının imkansızlaşması.
Uluslararası sözleşmelerde yerel mahkemeler yerine genellikle tarafsızlık ve uzmanlık sağlaması adına Tahkim (Arbitration) tercih edilir.
Kurumsal Tahkim: ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), LCIA (Londra Uluslararası Tahkim Mahkemesi) veya yerel bir alternatif olarak ISTAC (İstanbul Tahkim Merkezi) kuralları çerçevesinde çözüm aranır.
Tahkim Şartının Geçerliliği: Tahkim yoluna başvurabilmek için sözleşmede usulüne uygun, açık ve kesin bir tahkim şartı bulunmalıdır.
New York Konvansiyonu: 160'tan fazla ülkenin taraf olduğu bu konvansiyon sayesinde, bir tahkim kararı dünyanın neredeyse her yerinde kolayca icra edilebilir. Bu durum, yerel mahkeme kararlarına göre tahkimi çok daha avantajlı kılar.
Sözleşme uyarınca yabancı bir mahkemeden veya hakem heyetinden alınan kararın Türkiye'de hüküm ifade etmesi ve haciz gibi işlemlere konu edilebilmesi için MöHUK uyarınca tenfiz edilmesi önem arz etmektedir.
Karşılıklılık (Mütekabiliyet): Kararın verildiği ülke ile Türkiye arasında adli yardımlaşma anlaşması veya fiili uygulama olması.
Kesinleşmiş Olma: Kararın verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olması.
Kamu Düzenine Aykırı Olmama: Kararın Türk genel ahlakına veya temel hukuk prensiplerine (örn: Savunma hakkının kısıtlanması) aykırı olmaması.
Yetki İtirazı: Kararın, Türkiye'nin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması.
İstanbul'un Anadolu Yakası'nda (Kartal, Pendik, Maltepe vb.) faaliyet gösteren ve yabancı ortaklı projeler yürüten işletmeler için yetkili merci İstanbul Anadolu Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleridir.
Ticari Dava Şartı Arabuluculuk: Türkiye'de açılacak alacak ve tazminat davalarında, yabancı ortakla yaşanan uyuşmazlıkta dahi "Ticari Arabuluculuk" süreci bir dava şartıdır.
İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz: Alacağın güvence altına alınması için yurt dışındaki varlıklar veya Türkiye'deki hisseler üzerine tedbir konulması, yargılamanın başında talep edilmesi gereken stratejik bir unsurdur.
Soru: Sözleşmede İngiliz Hukuku'nun uygulanacağını yazdık. Türk mahkemesi bu hukuku nasıl uygular? Cevap: MöHUK uyarınca Türk hakimi, yabancı hukukun içeriğini araştırmakla yükümlüdür. Gerekirse taraflardan yardım isteyebilir veya bilirkişi incelemesi yaptırarak uyuşmazlığı İngiliz Hukuku normlarına göre çözer.
Soru: Yabancı ortağım tahkim şartına rağmen Türkiye'de dava açtı. Ne yapabilirim? Cevap: Cevap süresi içinde "Tahkim İtirazı"nda bulunmalısınız. Mahkeme, geçerli bir tahkim şartı olduğunu tespit ederse davayı usulden reddeder.
Soru: Tenfiz davası ne kadar sürer? Cevap: Karşılıklılık ve kamu düzeni incelemesine bağlı olarak ortalama 6 ila 18 ay sürebilir. Ancak bu süreçte davanın esasına girilmez, sadece kararın Türkiye'de icra edilebilirliği denetlenir.
Uluslararası ortaklık sözleşmeleri, sadece ticari bir mutabakat değil; olası kriz anlarında sığınılacak birer "hukuki kale" niteliğindedir. 2026 yılı hukuk dünyasında, dijital delillerin gücü ve Milletlerarası Tahkimin hızı, uyuşmazlıkların çözümünde belirleyici rol oynamaktadır. Hak kaybına uğramamak, yabancı ilamların icra kabiliyetini korumak ve özellikle "kamu düzeni" engeline takılmamak adına bir uluslararası hukukçu rehberliğinde süreç yönetimi yapılması stratejik bir gerekliliktir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, MöHUK, Türk Ticaret Kanunu ve uluslararası konvansiyonlar çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Uluslararası uyuşmazlıklar; seçilen hukuka, tahkim merkezine, tenfiz şartlarına ve somut olayın teknik detaylarına göre her vakada özel olarak değişkenlik gösterebilir. Hak kaybı yaşanmaması için bir avukat ile çalışılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Kartal Uluslararası Dava Avukatı
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.