Kartal Avukat
Türkiye sınırları içerisinde taşınmazı bulunan veya Türkiye’de ikamet eden yabancı uyruklu kişilerin vefatı halinde mirasın paylaşımı, ulusal hukuk ile uluslararası özel hukuk kurallarının kesiştiği teknik bir süreçtir. Bu uyuşmazlıklarda temel belirleyici, 5718 sayılı Milletlerarası özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MöHUK) ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümleridir. 2026 yılı yargı pratiğinde, yabancıların mülkiyet haklarının korunması, devletlerarası mütekabiliyet (karşılıklılık) esasları ve kamu düzeni kuralları çerçevesinde titizlikle denetlenmektedir.
Miras uyuşmazlıklarında uygulanacak hukuk, mirasın niteliğine (taşınır veya taşınmaz) göre değişkenlik gösterir:
Taşınır Mallar (Banka hesapları, araçlar, hisse senetleri): MöHUK m. 20/1 uyarınca, miras bırakanın milli hukukuna (vatandaşı olduğu ülke kanunlarına) tabidir.
Taşınmaz Mallar (Arsa, konut, iş yeri): Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında münhasıran Türk Hukuku uygulanır. Bu durum, yabancı uyruklu bir kişinin Türkiye’deki evi için miras paylarının ve "saklı pay" (reserved portion) oranlarının Türk Medeni Kanunu’na göre belirleneceği anlamına gelir.
Yabancı uyruklu mirasçıların Türkiye’deki malvarlığı üzerinde işlem yapabilmesi için öncelikle mirasçılık sıfatlarını kanıtlamaları gerekir.
Yabancı mirasçılar, Türkiye'deki Sulh Hukuk Mahkemeleri'ne veya belirli şartlar dahilinde noterlere başvurarak mirasçılık belgesi talep edebilirler. Ancak yabancı nüfus kayıtlarının temini ve tercümesi sürecin önem arz eden aşamasıdır.
Eğer mirasçılık sıfatına veya miras paylaşımına ilişkin yabancı bir mahkeme kararı veya vasiyetname mevcutsa, bu kararın Türkiye’de icra edilebilmesi için MöHUK m. 50-59 uyarınca "Tanıma ve Tenfiz" davası açılması zorunludur. Mahkeme, yabancı kararın Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığını denetler.
Yabancı bir mirasçının Türkiye’deki taşınmazı kendi adına tescil ettirebilmesi için, mirasçının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında mütekabiliyet bulunması önem arz etmektedir.
Yasal Dayanak: Tapu Kanunu m. 35 uyarınca, bir yabancı ülke vatandaşının Türkiye'de miras yoluyla taşınmaz edinebilmesi için, o ülkede de Türk vatandaşlarına aynı hakkın tanınmış olması gerekir. Karşılıklılık bulunmayan ülke vatandaşları için taşınmazın satılarak bedelinin mirasçıya ödenmesi (tasfiye) yoluna gidilebilir.
Uluslararası miras davalarında yetkili ve görevli mahkemelerin belirlenmesi, usul ekonomisi açısından hayatidir:
Görevli Mahkeme: Mirasçılık belgesi alımı için Sulh Hukuk Mahkemesi, mirasın paylaşımı (taksim) veya tenfiz davaları için Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Yetkili Mahkeme: Miras bırakanın Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesi, eğer Türkiye'de yerleşim yeri yoksa malvarlığının bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. (örneğin; Kartal, Maltepe veya Pendik'teki taşınmazlar için İstanbul Anadolu Adliyesi.)
Soru: Yabancı bir ülkede yapılan vasiyetname Türkiye'de geçerli midir? Cevap: Evet, ancak vasiyetnamenin yapıldığı ülke hukukuna veya Türk hukukuna uygun olması gerekir. Türkiye'deki taşınmazları etkiliyorsa, Türk mahkemeleri tarafından tenfiz edilmesi ve "saklı pay" kurallarını ihlal etmemesi önem arz etmektedir.
Soru: Miras davasında tercüme ve apostil neden önemlidir? Cevap: Yabancı ülkeden alınan doğum, ölüm ve evlilik belgelerinin Türk mahkemelerince resmi delil olarak kabul edilmesi için Lahey Konvansiyonu uyarınca Apostil şerhi taşıması ve noter onaylı yeminli tercümesinin yapılması yasal zorunluluktur.
Soru: Mirasçılar arasında Türk ve yabancı uyruklular varsa ne olur? Cevap: Paylaşım yine taşınmazın bulunduğu yer kanununa (Türk Hukuku) göre yapılır. Yabancı uyruklu mirasçıların hakları, Türk vatandaşları ile eşit statüde değerlendirilir (mütekabiliyet saklı kalmak kaydıyla).
Yabancıların miras haklarının tasfiyesi, karmaşık kanunlar ihtilafı kurallarını ve sıkı şekil şartlarını barındırır. 2026 yılı hukuk dünyasında, dijital veraset sistemleri ve uluslararası adli yardımlaşma ağları süreçleri hızlandırsa da; Lex Rei Sitae gibi mutlak kuralların ihlali davanın reddine yol açabilir. Hak kaybına uğramamak, yabancı belgelerin delil niteliğini korumak ve özellikle tenfiz süreçlerini doğru yönetmek adına bir uluslararası özel hukukçu rehberliğinde süreç yönetimi yapılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, 5718 sayılı MöHUK ve 4721 sayılı TMK çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Uluslararası miras uyuşmazlıkları; uyruk durumuna, taşınmazın niteliğine ve taraf olunan ikili antlaşmalara göre her vakada yargı makamlarınca özel olarak takdir edilir. Hak kaybı yaşanmaması için bir avukat ile çalışılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Kartal Uluslararası Dava Avukatı
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.