Kartal Avukat
Toplu yapı yaşamında huzur ve düzenin temel taşı, her malikin kendi bağımsız bölümü dışındaki alanların (bahçe, çatı, otopark, koridor vb.) tüm maliklere ait olduğu bilinciyle hareket etmesidir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK), ortak yerlerin kullanımını "arsa payı" oranına ve dürüstlük kuralına bağlamıştır. Bir kat malikinin bu alanları şahsi menfaati için kapatması, üzerine yapı inşa etmesi veya diğer maliklerin kullanımını engellemesi, mülkiyet hakkına doğrudan bir tecavüz niteliği taşır. 2026 yılı yargı ikliminde, bu tür uyuşmazlıklar "Dava Şartı Arabuluculuk" filtresinden geçerek uzmanlaşmış Sulh Hukuk Mahkemelerinde karara bağlanmaktadır.
Kanun koyucu; temeller, ana duvarlar, çatılar, asansörler ve genel kömürlükler gibi yerleri "mutlak ortak yer" olarak tanımlar. Bu alanlarda yapılacak her türlü değişiklik için kural olarak beşte dört (4/5) çoğunlukla alınmış bir kurul kararı ve belediye onaylı mimari proje değişikliği önem arz etmektedir.
Sık Karşılaşılan Müdahale Türleri:
Daire önü ve Koridor İşgali: Ayakkabılık, dolap veya kişisel eşyaların diğer maliklerin geçişini zorlaştıracak şekilde yerleştirilmesi.
çatı ve Bahçe Kapatma: Terasın odaya katılması, bahçeye izinsiz kamelya yapılması veya ortak bahçenin çitle çevrilerek kişiselleştirilmesi.
Otopark İhlali: Kendisine ayrılan alanın dışına park edilmesi veya ortak alanın depo olarak kullanılması.
Mimari Aykırılık: Dış cephenin renginin değiştirilmesi veya ortak duvarda izinsiz pencere/kapı açılması.
Ortak alana yapılan bir müdahalenin kaldırılması ve alanın eski haline getirilmesi için izlenmesi gereken yasal prosedürler şunlardır:
Yöneticiye veya yönetim planına aykırı davranan malike yazılı bir ihtarname gönderilerek, ihlalin makul bir sürede (örn: 7 gün) sonlandırılması talep edilir. Bu adım, ilerideki dava sürecinde "iyiniyetli yaklaşımın" ispatı açısından önem taşır.
2026 yılı uygulamalarında, doğrudan dava açılması mümkün değildir.
Başvuru: Adliyelerdeki Arabuluculuk Bürosuna başvurulur.
Süreç: Taraflar uzlaşırsa hazırlanan tutanak mahkeme ilamı niteliğindedir.
Sonuç: Uzlaşma sağlanamazsa düzenlenen "Anlaşamama Tutanağı" ile dava açma hakkı doğar.
Görevli Mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi.
Dava Talebi: Davacı, müdahalenin önlenmesini (Müdahalenin Men'i) ve alanın mimari projeye uygun duruma getirilmesini (Eski Hale Getirme) talep eder.
Ecrimisil Talebi: Eğer işgalci malik bu alandan bir kazanç sağlıyorsa veya diğer malikleri zarara uğratmışsa, geriye dönük 5 yıllık Haksız İşgal Tazminatı (Ecrimisil) da bu dava ile birlikte talep edilebilir.
Ortak alan davaları, teknik verilerin ve belgelerin yarıştığı davalardır. Mahkeme kararını verirken şu delilleri esas alır:
Yönetim Planı: Tapu sicilinde kayıtlı olan ve sitenin kurallarını belirleyen ana belge.
Onaylı Mimari Proje: Belediyeden getirtilen ve alanın orijinal kullanım amacını gösteren proje.
Keşif ve Bilirkişi İncelemesi: Mahkeme heyeti ve bilirkişiler (mimar, inşaat mühendisi) sahada inceleme yaparak ihlali ve projeye aykırılığı tespit eder.
Dijital Deliller: Güvenlik kamerası kayıtları, fotoğraflar ve taraflar arasındaki yazışmalar "yan delil" olarak sunulabilir.
Hukuk davasının yanı sıra, bazı ağır müdahaleler Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında suç teşkil edebilir:
Hakkı Olmayan Tecavüz (TCK m. 154): Bir kimsenin başkasına ait veya ortak olan taşınmazı kısmen veya tamamen işgal etmesi durumunda 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası gündeme gelebilir.
Huzur ve Sükunu Bozma (TCK m. 123): Ortak alanın ısrarlı ve taciz boyutunda kullanımı, bu suç kapsamında değerlendirilebilir.
Soru: "Zaman aşımı var mı? 10 yıldır kullanıyor, artık onun mu oldu?" Cevap: Hayır. Ortak alan ihlallerinde zaman aşımı yoktur. Hukuka aykırı durum devam ettiği sürece her zaman "Eski Hale Getirme" davası açılabilir.
Soru: "Yönetici izniyle bahçeyi kapattım, yine de dava açılabilir mi?" Cevap: Evet. Yöneticinin veya yönetim kurulunun ortak alanı bir malike tahsis etme yetkisi yoktur. Bu yetki ancak tüm kat maliklerinin oy birliği (bazı hallerde beşte dört çoğunluk) ile mümkündür.
Soru: "Mahkeme kararına rağmen alanı boşaltmazsa ne olur?" Cevap: Mahkeme ilamı İcra Dairesi aracılığıyla infaz edilir. Aykırı yapı, masrafları işgalci malikten alınmak üzere belediye veya icra memurları marifetiyle yıkılır.
Apartman ve sitelerde ortak alanların korunması, mülkiyet hukukunun en temel savunma mekanizmalarından biridir. 2026 yılı yargı sisteminde, dijital tapu kayıtları ve mimari projelerin entegrasyonu sayesinde ihlallerin tespiti çok daha hızlı yapılabilmektedir. Hak kaybına uğramamak, yüksek yargılama giderlerinden kurtulmak ve özellikle arabuluculuk aşamasını doğru yönetmek adına bir hukukçu rehberliğinde süreç yönetimi yapılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, 634 sayılı KMK ve ilgili mevzuat çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Ortak alan uyuşmazlıkları; yönetim planına, mimari projenin teknik detaylarına ve somut olayın özelliklerine göre her vakada yargı makamlarınca özel olarak takdir edilir. Hak kaybı yaşanmaması için bir avukat ile çalışılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.