Kartal Avukat
Halk arasında "maketten satış" olarak bilinen ön ödemeli konut satışları, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında sıkı denetimlere tabidir. Tüketicinin henüz tamamlanmamış bir projeden konut alarak finansman riskini üstlendiği bu modelde, müteahhit veya yüklenici firmanın en büyük yükümlülüğü konutu sözleşmede kararlaştırılan nitelikte ve sürede teslim etmektir. Konutun süresinde teslim edilmemesi, hukuk dilinde "borçlunun temerrüdü" olarak adlandırılır ve tüketiciye geniş seçimlik haklar tanır.
ön ödemeli konut satış sözleşmelerinde teslim süresi taraflarca serbestçe belirlenebilse de kanun bu konuda üst sınır koymuştur:
Azami Süre: Konutun teslim süresi, sözleşme tarihinden itibaren hiçbir şekilde 48 ayı geçemez.
Geçerlilik Şartı: Bu sözleşmelerin geçerli olması için noter huzurunda "düzenleme şeklinde" yapılması veya tapu siciline şerh edilmesi zorunludur. Adi yazılı şekilde yapılan sözleşmeler tüketicinin aleyhine sonuç doğuramaz.
İnşaatın durması, iskan alınamaması veya projede taahhüt edilen sürenin aşılması durumunda tüketici şu hakları kullanabilir:
Tüketici, sözleşmeyi feshetmeksizin konutun teslim edilmediği her ay için mahrum kaldığı kira bedelini tazminat olarak talep edebilir. Sözleşmede "gecikme tazminatı ödenmez" şeklinde bir madde olsa dahi, bu madde tüketici aleyhine haksız şart sayılır ve geçersizdir.
Teslim süresi aşıldığında tüketici sözleşmeden haklı nedenle dönebilir. Bu durumda:
ödenen tüm bedeller (peşinat ve taksitler) faiziyle birlikte geri alınır.
Tüketici, teslim gecikmesi nedeniyle uğradığı "müspet zararlarını" (örn: Konutu zamanında alabilseydi elde edeceği değer artışı) da talep edebilir.
Tüketici, konutun tamamlanarak kendisine teslim edilmesini ve varsa eksik imalatların giderilmesini dava yoluyla isteyebilir.
2026 yılı yargı uygulamaları uyarınca, tüketici uyuşmazlıklarında izlenecek prosedür şu şekildedir:
Zorunlu Arabuluculuk: Tüketici mahkemesinde açılacak tazminat ve bedel iadesi davalarında öncelikle arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabuluculuk aşamasında uzlaşma sağlanamazsa dava açılabilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme: Davalar Tüketici Mahkemelerinde görülür. Yetkili mahkeme, tüketicinin ikametgahının bulunduğu yer veya sözleşmenin ifa edileceği (konutun bulunduğu) yer mahkemesidir. İstanbul Anadolu Yakası'ndaki projeler için genellikle İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemeleri yetkilidir.
Dava sürecinde tüketicinin iddiasını güçlendirecek temel belgeler şunlardır:
Noter Onaylı Satış Vaadi Sözleşmesi: Teslim tarihini ispatlayan ana belge.
ödeme Kayıtları: Banka dekontları, kredi sözleşmeleri ve makbuzlar.
İhtarname: Satıcıya gönderilen ve teslimin yapılmadığını tespit eden noter ihtarı.
Bilirkişi Raporu: Mahkemece yaptırılan keşif sonucu inşaatın tamamlanma yüzdesi ve iskan durumuna dair teknik rapor.
Kanun, belirli büyüklükteki projelerde satıcıya "Bina Tamamlama Sigortası" yaptırma veya başka teminatlar sunma zorunluluğu getirmiştir. Teslim gecikmesi veya firmanın iflası durumunda tüketiciler, bu sigorta kapsamında ödemelerini geri alabilir veya projenin başka bir şirketçe tamamlanmasını talep edebilirler.
Soru: "Mücbir sebep (deprem, pandemi vb.) ileri sürülerek teslim süresi uzatılabilir mi?" Cevap: Satıcı, gecikmenin kendi kusurundan kaynaklanmadığını ve öngörülemez bir mücbir sebebe dayandığını kanıtlarsa süre uzatımı alabilir. Ancak ekonomik kriz veya malzeme fiyatlarındaki artış genellikle Yargıtay tarafından "basiretli tacir" ilkesi gereği mücbir sebep kabul edilmez.
Soru: "Konutu teslim aldım ama iskan (yapı kullanma izni) yok, dava açabilir miyim?" Cevap: Evet. Hukuken "teslim", sadece anahtar teslimi değil, konutun kullanılabilir (iskanlı) şekilde sunulmasıdır. İskansız teslimlerde gecikme tazminatı hakkı devam eder.
Soru: "Zamanaşımı süresi ne zaman başlar?" Cevap: Tüketici davalarında genel zamanaşımı 5 yıldır. Bu süre, sözleşmede belirtilen teslim tarihinden itibaren işlemeye başlar.
ön ödemeli konut satışları, yüksek maliyetli ve uzun vadeli işlemler olduğu için teslim gecikmeleri tüketiciler üzerinde ciddi bir ekonomik baskı oluşturur. 2026 yılı itibarıyla tüketiciyi koruyan emredici hükümler güçlendirilmiş olsa da, arabuluculuk süreleri ve faiz işletilmesi gibi teknik detaylar davanın sonucunu doğrudan etkilemektedir. Hak kaybına uğramamak, sözleşmedeki haksız şartları doğru analiz etmek ve tazminat miktarını emsal değerlere göre belirlemek adına bir hukukçu rehberliğinde süreç yönetimi yapılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, 6502 sayılı TKHK ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. İnşaat projelerindeki uyuşmazlıklar; sözleşme maddelerine, inşaatın seviyesine ve mücbir sebep hallerine göre her vakada yargı makamlarınca özel olarak takdir edilir. Hak kaybı yaşanmaması için bir avukat ile çalışılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.